KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/657 E., 2022/1269 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 3 Mart 2022
- Esas No
- 2018/657
- Karar No
- 2022/1269
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, kanuni temsilcisi olduğu şirketin ödenmeyen vergi borçlarından dolayı banka hesaplarına uygulanan e-haciz işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ….
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu haciz işlemi öncesi davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin 31/05/2011 tarihinde davacının avukatı …'a tebliğ edildiği, … tarafından aynı tarih itibariyle davacı adına 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunulduğu, yapılandırmaya rağmen borcun ödenmemesi üzerine haciz işleminin yapıldığı, davacının vekil tayinine ilişkin 13/04/2007 tarih ve ... sayılı genel vekaletname ile leh ve aleyhte açılmış ve açılacak biçimde dava ve icra takiplerinden dolayı T.C.
Mahkemelerinin, meclislerinin, idari şube ve makamlarının her kısım ve derecesinde, her sıfat yol ve suretle, temsile, yemin tebliğ kabul ve reddine, tebliğ ve tebellüğe yetkilendirildiği, vekaletname ile avukata tanınan yetkinin sadece açılmış ve açılacak dava ve icra takipleriyle sınırlı olmayıp, vekilin davacı adına "tebliğ ve tebellüğ" yetkisini de kapsadığı, bu durumda 31/05/2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, haczin dayanağı ödeme emirlerinin yetkisiz avukata tebliğ edildiği, tebligattan haberi olmadığı, ödeme emirlerinin zamanaşımına uğradığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinin vekile yapılabilmesi için vekaletnamede vergi ile ilgili tebliğlerin vekile yapılabileceği hususunda açık hüküm bulunması gerektiği, dava konusu ödeme emirlerinin tebliğinde vekaletnamede amme alacağının tahsiline yönelik ödeme emirlerini tebellüğ yetkisinin verildiği bir vekaletname olmadığı, umumi vekaletname niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, umumi vekil olmayan, vergilendirme ile ilgili tebliğ evrakını alma yetkisi bulunmayan kişiye yapılan tebligatın usulüne uygun olduğundan söz etme imkanı bulunmadığından, yetkisiz kişiye yapılan usulsüz tebligat davacı açısında hukuki sonuç doğurmayacağından dava konusu e-haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü gerektiği düşülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Dosyanın incelenmesinden, davacıya uygulanan haciz işleminin dayanağı olan ödeme emirlerinin tebliğinin davacının genel vekaletname ile yetkilendirdiği Av. …'a vergi dairesinde 31/05/2011 tarihinde tebliğ edildiği, borcun ödenmemesi ve söz konusu ödeme emirlerine dava açılmaması üzerine kesinleştiği ve e-haciz işleminin uygulandığı anlaşılmaktadır.
Davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinin vekile yapılabilmesi için vekaletnamede vergi ile ilgili tebliğlerin vekile yapılabileceği hususunda açık hüküm bulunması gerektiği, dava konusu ödeme emirlerinin tebliğinde vekaletnamede amme alacağının tahsiline yönelik ödeme emirlerini tebellüğ yetkisinin verildiği bir vekaletname olmadığı, umumi vekaletname niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, umumi vekil olmayan, vergilendirme ile ilgili tebliğ evrakını alma yetkisi bulunmayan kişiye yapılan tebligatın usulüne uygun olduğundan söz etme imkanı bulunmadığından, yetkisiz kişiye yapılan usulsüz tebligat davacı açısında hukuki sonuç doğurmayacağından dava konusu e-haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü gerektiği görüşüyle Dairimiz kararına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/657, K. 2022/1269, 3 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama