KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/7039 E., 2022/4155 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2022
- Esas No
- 2018/7039
- Karar No
- 2022/4155
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Hizmetleri Ticaret ve Turizm Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin bir kısım satış hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle re'sen tarh edilen 2011 yılı kurumlar vergisi, 2011/ Ekim-Aralık dönemi geçici vergiler ile bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; pos cihazından satış amaçlı olmayan çekimler yapıldığı iddiasını ispat edemeyen davacı adına yapılan dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı,193 sayılı Kanunun mükerrer 120. maddesi uyarınca, mahsup süresi geçtikten sonra kesilen geçici vergiler terkin edileceğinden, mahsup dönemi geçmiş olan davaya konu kurum geçici vergi aslına ilişkin tarhiyatta mevzuata uyarlık bulunmadığı,
davacı şirket hakkında 2011/1-12 ve 2011/10-12 dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrüre ilişkin kısım yönünden; davacının 2011 hesap dönemi işlemlerinin incelenmesi sonucunda re'sen tarh edilen katma değer vergisine bağlı olarak vergi ziyaı cezaları kesilmiş olup, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına neden olarak da 2007/1-12 dönemi için kesilen ancak 26/01/2011 tarihinde tahakkuku yapılan vergi ziyaı cezası gösterilmiş olup, önceki ceza ancak 2012 takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde gerçekleşecek vergiyi doğuran olaya bağlı olarak kesilecek vergi ziyaı cezalarında tekerrür uygulamasına dayanak alınabileceğinden,
sonraki eylem olan dava konusu 2011/1-12 ve 2011/10-12 dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükmünün uygulanmasında yasaya uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamelerde geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergilerin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi asıllarına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile aksi yöndeki Mahkeme kararının geçici vergi asıllarının kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/7039, K. 2022/4155, 16 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama