KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/7627 E., 2022/4279 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2022
- Esas No
- 2018/7627
- Karar No
- 2022/4279
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av…
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle re'sen tarh edilen 2012/2,3,4,5,9,11 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca 2012/2 dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… K:… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu dönemde davacıya düzenlenen faturaların sahte olduğunu ortaya koymaya yeterli tespit bulunmadığı sonucuna varılığından, adı geçen mükellef tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda ve somut tespit bulunmaksızın kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; uyuşmazlık konusu dönemde davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir alım satıma dayalı olmayan sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğu anlaşıldığından, söz konusu faturalarda yer alan ve indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin indirimlerden çıkartılması suretiyle tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
davalı idarenin Mahkeme kararının dava konusu cezalı tarhiyatların, davacı hakkında 2011 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporunda yeniden oluşturulan 2011 yılı KDV beyan tablosuna göre 2011/12 döneminden 2012/1 dönemine devreden katma değer vergisi indiriminin 0,00 TL olarak dikkate alınması gerektiğini belirtilmesi ve buna bağlı olarak yapılan ancak Mahkemece gerekçe yazılmadan davanın kabulüne hükmedilen kısmına yönelik istinaf istemi yönünden, olayda,
davacı adına düzenlenen Vergi İnceleme Raporu ile 2011 yılına ilişkin KDV beyanlarının düzeltilmesi sonucu aynı yılın 1,2,4,5,6,7,8,9,11,12 dönemlerine ilişkin olarak yapılan cezalı tarhiyatlar bakımından davanın reddine hükmedildiği dolayısıyla davacı şirketin 2011 yılı vergi inceleme raporu dikkate alınarak 2012 yılı KDV beyanlarının düzeltilmesi yerinde olacağından, dava konusu cezalı tarhiyatların düzeltme işlemleri sonucu yapılan kısmında da yasal isabetsizlik görülmediği,
istinaf istemine konu kararın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1 maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi-belgeler kapsamında, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın cezalı tarhiyatlar yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, buna yönelik olarak davanın reddine, kararın özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına yönelik istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/7627, K. 2022/4279, 21 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama