KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/8532 E., 2022/1101 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2022
- Esas No
- 2018/8532
- Karar No
- 2022/1101
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin olarak düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca adına tarh edildikten sonra varılan uzlaşma ile tahakkuk eden ve 6552 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılmak suretiyle takside bağlanan gelir vergisi ile vergi ziyaı cezasına dayanak kiracılık hakkı satış tutarının bir kısmının alıcıya iade edilmesi için protokol düzenlendiğinden, söz konusu vergi ile vergi ziyaı cezasının, uzlaşma oranı da dikkate alınarak, alıcıya yapılan iade tutarına isabet eden kısmının terkin edilmesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idarece, ortada düzeltme-şikayet yoluyla giderilebilecek bir vergilendirme hatasının bulunmadığı, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile belirlenen matrah üzerinden yapılan tarhiyat sonucu varılan uzlaşmaya isnaden tahakkuk eden vergi ve vergi ziyaı cezasına karşı dava açılamayacağı ileri sürülmekte ise de, söz konusu tahakkuka dayanak gelirin bir kısmının Sermaye Piyasası Kurulunca tesis edilen işleme istinaden iadesi için protokol düzenlendiği, bu durumun davacının elde etmediği bir gelirden dolayı vergi ödemekle yükümlü kılınması sonucunu doğurduğu,
dolayısıyla verginin matrahının yanlış hesaplandığı ve ortada açık bir vergilendirme hatası bulunduğu anlaşıldığından uzlaşma sonucunda tahakkuk eden vergi aslı ile vergi ziyaı cezasının, alıcıya yapılan iade tutarına isabet eden kısmının, uzlaşma oranı da dikkate alınarak, terkin edilmesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; iadeye konu, taraflar arasındaki protokolün 25/12/2014 tarihinde imzalandığı, Sermaye Piyasası Kurulu'nun iadeyi öngören kararının ise iş bu tarihten daha sonra alındığı anlaşılmakta olup, tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesinden, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatın yerinde olup olmadığının tespitinin maddi olaya ilişkin hukuki bir değerlendirmeyi gerektirmesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunundaki düzenlemelerin yorumlanması ile belirlenebileceğinden,
düzeltme ve şikayet yoluyla yapılan başvurunun reddi üzerine açılacak davalarda ise işin esasına yönelik iddiaların incelenmesine olanak bulunmadığı açık olduğundan dava konusu uyuşmazlığın açık bir vergilendirme veya hesap hatası oluşturmayıp, uyuşmazlığın hukuki değerlendirmeyi gerektirir bir nitelik taşıması karşısında, olaya düzeltme hükümlerinin uygulanması olanaksız olup, davacı tarafından yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu olayda matrah değişimi olduğu, yazıhane satışından elde edilen gelirin 3.968.019,89 TL'lik kısmının davacı tarafından iade olunduğunun tartışmasız olduğu, sonuç olarak davacının elde etmediği bir gelir üzerinden vergi ödemek zorunda kaldığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Mahkeme kararındaki gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/8532, K. 2022/1101, 24 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama