KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/896 E., 2022/485 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2022
- Esas No
- 2018/896
- Karar No
- 2022/485
- Temyiz eden taraflar
- 1- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
2- ... Teknik Hırdavat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden tarh edilen 2010/5,8,9 ve 2011/8 dönemleri tekerrür uygulamalı vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri, 2010/1,2,3,4 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi gereği kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ihtilaflı dönemde fatura aldığı Göztepe Vergi Dairesi mükellefleri ... Loj. Hizm. İnş. Met. ve Otom. San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Loj. Hizm. İnş. Met. Aj. Org. El. San. Tic. Ltd.
Şti ile Avcılar Vergi Dairesi mükellefi ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının tetkikinden; adı geçen mükelleflerin sahte belge düzenlediğinin kabulünün gerektiği, dolayısıyla davacının adı geçen mükelleflerden aldığı ve kayıtlarına intikal ettirdiği faturalar muhteviyatı katma değer vergisinin indirimi reddi suretiyle oluşturulan beyan tablosuna istinaden katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı.
Mahkemelerince ara karar ile sorulmasına rağmen, davalı idarece, dava konusu tarhiyatlara ilişkin vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dayanak tarhiyatlar ile kesinleşmelerine ilişkin olarak herhangi bir açıklama yapılmadığı,
bu kapsamda tekerrüre esas cezanın varlığı davalı idarece kanıtlanamadığından tekerrür uygulanarak vergi ziyaı cezalarının artırılmasında ve 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kesilmesini öngören koşulları düzenleyen yasa maddesinde belirtilen unsurlar uyuşmazlık konusu olayda gerçekleşmediğinden kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, adına yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2018/896, K. 2022/485, 2 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama