KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/1260 E., 2021/5632 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2021
- Esas No
- 2019/1260
- Karar No
- 2021/5632
- Temyiz eden (davacı)
- ... Ormancılık Nakliyat İnşaat Gıda Temizlik İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Defter ve belgelerin yasal süresi içinde ibraz edilmediğinden bahisle davacı adına 2013/3,4,5,8,10,11 ve 12. dönemlerine ilişkin resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; davacı şirketin hesap ve işlemlerinin sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanımı yönünden sınırlı olarak incelemesinin istenilmesi üzerine düzenlenen defter belge isteme yazısının, şirketin Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen adresine tebliğe çıkarıldığı tebligatın muhatabın adresten taşınması nedeniyle iade edildiği, 06/06/2016 tarihli defter belge isteme yazısının da yine anılan adrese bu defa tasfiye memuru ...'in adına tebliğe çıkarıldığı, bu tebligatın da aynı gerekçe ile iade edilmesi üzerine,
defter belge isteme yazısının tasfiye memurunun mernis kayıtlarından tespit edilen yerleşim yeri adresine tebliğe çıkarıldığı, bu tebligatın anılan şahıs ile aynı evde oturan eşi ...'e 07/06/2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerin ibraz edilmemesi üzerine dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin tarh edildiği, davacı tarafından yasal defter ve kayıtlarının 2015 yılında yandığı iddia edilmekle birlikte, bu konuda süresinde yetkili makamlara başvurarak alınmış bir zayi belgesinin sunulmadığı, itfaiye raporunda ise defter ve belgelerin zayi olduğuna ilişkin herhangi bir somut tespitin yer almadığı,
defter ve belgelerin şirketin adresinden farklı yerde muhafaza edildiğine dair bir belge ibraz edilemediği, usulüne uygun biçimde yapılan tebligata rağmen hukuken kabul edilebilir mücbir sebep ortaya konulmaksızın defter ve belgelerin süresi içerisinde ibraz edilmediği anlaşıldığından,
dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ayrıca davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunun idare kayıtlarına ... tarih ve ... sayılı işlem ekinde intikal ettiği, davacı şirket tarafından bu tarihten daha sonra 04/11/2016 tarihinde matrah arttırımda bulunulmuş olması nedeniyle 2013 yılı için 6736 sayılı kanun gereğince yapılandırmadan yararlandığından bahisle tarhiyat yapılamayacağına dair iddiaya itibar edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından tasfiye memuru adına düzenlenen tebligatın usulsüz olduğu, işyerindeki her şeyin yandığının itfaiye raporu ile ortaya konulduğu, yangının şoku ve üzüntüsüyle zayi belgesi edinmeyi düşünmediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ile hareket edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/1260, K. 2021/5632, 27 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama