KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/171 E., 2022/854 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2022
- Esas No
- 2019/171
- Karar No
- 2022/854
- Temyiz eden (davacı)
- … Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin ihtirazi kayıtla verdiği 2015 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine, davacı şirketin ihtirazi kaydının dikkate alınmayarak yapılan tahakkuk işleminin ve dönem zararının 16.660.238,98 TL azaltılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda. Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5/1-e maddesi gereği kurumların, kurumlar vergisi istisnasından yararlanabilmesi için kazanca konu hisselerin en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alması gerektiği, davacı şirketin …'e ait hisseleri herhangi bir bedel karşılığında elde etmediği gerekçesiyle bu hisseleri pasifte özel bir fon hesabına aldığı,
kanuni defterlere kaydetmediği ve bilanço aktiflerinde izlenmediğini belirttiği, yukarıda belirtilen kanun maddesinin açık hükmü gereği kazanca konu hisselerin en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alması gerektiği hükmü karşısında aktifinde yer almayan hisseler nedeniyle Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e maddesinde belirtilen istisnadan yararlanmasının mümkün olamayacağı görüldüğünden davacı şirket adına ihtirazı kaydı dikkate alınmaksızın yapılan tahakkuk işleminde ve ilgili dönem kurum zararının azaltılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
1 nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin ilgili bölümünde "aktifte bulundurma" ifadesinin esasen "sahipliği" ifade ettiği, "aktifte kayıt" ifadesinin amacının şekli bir yaklaşım ile mutlaka muhasebel kayıtlara yapılması şeklinde yorumlanamayacağı, istisna konusu varlığa hukuki ve fiili olarak sahip bulunulmasının yeterli olacağı sonucuna ulaşıldığı, yasa koyucunun bu hükümle amaçladığının kurumların bu istisnadan yararlanabilmeleri için varlıklarını elden çıkarmalarında vergi kaçırma kastı ile hareket etmemelerini sağlamak olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/171, K. 2022/854, 17 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama