KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/1830 E., 2022/4297 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2022
- Esas No
- 2019/1830
- Karar No
- 2022/4297
- Temyiz eden (davacı)
- … Anonim Türk Sigorta Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av…
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, çalışanlarına çeşitli menfaatler sağlamak üzere kurulmuş olan ... Anonim Türk Sigorta Şirketi Mensupları Dayanışma Vakfına ödenen katılım payı ödemeleri üzerinden stopaj yapılmaması gerektiğinden bahisle ihtirazi kayıtla beyan edilerek ödenen 2017/07 dönemine ilişkin 209.641,98 TL tutarındaki gelir (stopaj) vergisi ile 5.567,55 TL tutarındaki damga vergisi tahakkuk işlemlerinin iptali ve ödenen tutarların ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu vergilendirme işlemi ile ilgili olarak 2013 yılında verilen Danıştay Daire kararları ile artık öngörülebilirliğin olduğu yönünde karar verildiği, bu durumda, davacı tarafından ...
Anonim Türk Sigorta Şirketi Mensupları Dayanışma Vakfı'na ilişkin vakıf senedi uyarınca ödenen işveren katılım payının, şirket çalışanlarına hizmet karşılığı sağlanan bir menfaat olduğu, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesi hükmü kapsamında ücret niteliğini taşıdığının kabulü ile vergi tevkifatına tabi tutulması gerektiği sonucuna varıldığından, davacının ihtirazi kayıtla verdiği beyannameye istinaden tahakkuk eden gelir (stopaj) vergisi ve damga vergisinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/1830, K. 2022/4297, 21 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama