KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/2396 E., 2022/8747 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2022
- Esas No
- 2019/2396
- Karar No
- 2022/8747
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, tasfiye memuru olduğu T.H. …Emlak Oto İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tefecilik faaliyetinde bulunduğundan bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden tarh edilen 2012/1-3, 4-6, 7-9 dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; tasfiye dönemlerine ilişkin olarak tasfiye memuru adına cezalı tarhiyat yapılabilmesi için mükellefin tasfiye edilerek tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinmiş olması gerektiği, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi incelendiğinde, T.H. …Emlak Oto İnşaat San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin tasfiyesinin sonuçlandığına ilişkin herhangi bir ilana rastlanmadığı, …tarih ve …sayılı gazetede, tasfiye halindeki şirketin borçlu ve alacaklılarının, ellerindeki belgelerle birlikte tasfiye memuruna müracaatlarına ilişkin üçüncü ilanın yapıldığının görüldüğü, yine İstanbul Ticaret Odası kayıtları sorgulandığında şirketin tasfiyenin devam ettiğinin anlaşıldığı; bu durumda, tasfiye tamamlanarak şirket tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmeden doğrudan tasfiye memuru adına yapılan cezalı tarhiyatlarda yasal isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ
…DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/2396, K. 2022/8747, 21 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama