KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/336 E., 2022/1042 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2022
- Esas No
- 2019/336
- Karar No
- 2022/1042
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. ..
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…ayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Boya ve Kimya İnşaat Turizm Nakliyat İthalat İhracat Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emri ile … tarih ve … sayılı ödeme emrinin idari para cezası dışında kalan damga vergisine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin 21/11/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, buna karşın asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ise 19/12/2016 ve 22/08/2017 tarihlerinde tebliğ edildiği, vergi borcunun şirketten tahsil güçlüğü olduğunun ise 31/12/2014 tarihinde tespit edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, 6183 sayılı Kanun'da öngörülen takip safhalarına uyulmayarak sürecin tersten yürütüldüğü, önce asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi,
borcun ödenmemesi halinde de mal varlığı araştırmalarına geçilmesi gerekirken, önce mal varlığı araştırmasına başlandığı, sonra şirket adına ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edildiği, şirket ortağı sıfatıyla davacı adına ödeme emirleri düzenlenip tebliğ edilmesinden sonra şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edildiği görüldüğünden, asıl borçlu şirket hakkında takip işlemleri usulüne uygun şekilde tamamlanıp sonuçlandırılmadan, şirket ortağı olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, mal varlığı araştırmasında hacze kabil herhangi bir mal varlığı unsuruna rastlanılmadığı, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/336, K. 2022/1042, 23 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama