KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/3875 E., 2021/7000 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2021
- Esas No
- 2019/3875
- Karar No
- 2021/7000
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Petrol Ticaret ve İnşaat Sanayi Ltd. Şti.'nin vadesi geldiği halde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu olayda, ödeme emri içeriğindeki özel usulsüzlük cezasının davacının müdürlük yetkisi sona erdikten sonra asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen tutanaklara istinaden kesildiği, aynı şekilde 2011 dönemi kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerin de davacının hisse devrinden sonraki tarihlere rastladığı, yargı harçlarının da idarenin ara kararına istinaden gönderdiği ... tarih ve ... sayılı yazıya ekli ...
Vergi Mahkemesinin kararından kaynaklandığı ve söz konusu mahkeme kararının da hisse devrinden sonraki bir tarihli (10/06/2015) olduğu görüldüğünden, beyannamenin verildiği ve borcun ödenmesi gerektiği tarih itibarıyla şirkette kanuni temsilcilik görevi ve ortaklığı bulunmayan davacının hissesini devrettiği 24/02/2011 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin borçlardan sorumlu tutulamayacağı açık olduğundan dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketin ödenmeyen vergi borçlarının takip ve tahsili amacıyla yapılan mal varlığı araştırmasında amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, vergiyi doğuran olayın hisse devir tarihinden ve kanuni temsilcilik görevinin bittiği tarihten sonra gerçekleştiği, vergi borçlarının yeni ortakların fiillerinden kaynaklandığı, tarafına ait herhangi bir sorumluluğun bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/3875, K. 2021/7000, 22 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama