KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/4081 E., 2022/7128 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2022
- Esas No
- 2019/4081
- Karar No
- 2022/7128
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
2- … Holding Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Davacı tarafından, … Holding Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı'na yapılan işveren payı ödemeleri üzerinden stopaj yapılması gerektiği halde yapılmadığının, düzenlenen vergi inceleme raporuyla tespit edilmesine istinaden 2010/1 ila 12 dönemlerine ilişkin olarak ikmalen tarh edilen gelir (stopaj) vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda. Vakfın kurulduğu 1967 yılından 2012 yılına kadar Vergi İdaresinin, davacı tarafından Vakfa ödenen katkı paylarının vergilendirilmesine ilişkin bir girişiminin veya emsal bir uygulamasının bulunmaması, davacı tarafından uzun yıllar boyunca yapılan katkı payı ödemelerinin vergilendirilmemiş olması,
somut olay bağlamında menfaatin elde edildiği zamana ilişkin kanun hükmünün açık ve net olmaması ve dava dilekçesi ekinden de görüldüğü üzere katkı paylarının ücret olarak vergilendirilmeyeceğine ilişkin davacıya verilmiş özelge bulunması hususları karşısında, dava konusu vergilendirme döneminde (2009 yılı) söz konusu katkı payı ödemelerinin ücret kapsamında değerlendirilerek vergilendirileceğinin düşünülemeyeceği, bu gerekçelerle davacıdan, bu ödemelerin vergiye tabi olacağını öngörmesini beklemenin mümkün olmadığı anlaşılmakta olup,
bu durumda öngörülebilirliğin ancak 2013 tarihli Danıştay Daire kararlarıyla söz konusu olduğunun anlaşılması karşısında, dava konusu vergilendirme işleminin ilişkin olduğu vergilendirme dönemi (2009 yılı) itibarıyla, Anayasa'nın 73. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan verginin kanuniliği ilkesi gereği kanuni düzeyde sağlanması gereken öngörülebilirliğin sağlanamadığı, kanun hükümlerindeki öngörülemezliğin kanun altı idari uygulamalar ve düzenlemelerle giderilemediği,
bu durumda davacı tarafından 2009 yılında Vakfa ödenen katkı paylarının ücret sayılarak vergilendirilmesine ilişkin işlemlerin, öngörülebilir kanuni dayanağının bulunmadığı anlaşıldığından, ilgili yılda Vakfa yaptığı katkı payı ödemeleri üzerinden vergi ve ceza tahsil edilmek istenmesi nedeniyle davacının, Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğinin kabul edilmesi gerekmekle dava konusu gelir (stopaj) vergisi tarhiyatlarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Kararın gerekçesinin hukuki öngörülebilirlik olmadığı şeklinde değil, işveren tarafından sosyal güvenlik kurumuna katkı payı ödenmesi ile çalışan için vergiye tabi ücret geliri oluşmadığı şeklinde ihdas edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/4081, K. 2022/7128, 29 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama