KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/481 E., 2022/5621 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2022
- Esas No
- 2019/481
- Karar No
- 2022/5621
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av....
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... İnşaat Mühendislik Emlak Elektrik Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...
Vergi Mahkemesince verilen... tarih ve E..., K:... sayılı kararda; olayda, ... sayılı haciz bildirisine esas teşkil eden ödeme emirlerinin içeriğindeki amme alacaklarına ilişkin olarak davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket adresinde tebliğ edilemediğine ilişkin tutanakların sadece dağıtıcı tarafından imzalandığı, dolayısıyla 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinin son fıkrasında belirtilen şartlar yerine getirilmeden ilanen tebligat yapıldığı, öte yandan şirkete yapılan ilanen tebliğe ilişkin bilgi ve belgelerin de dava dosyasına sunulmadığı,
diğer bir ifadeyle 213 sayılı Kanun'un 103. maddesinde öngörülen ilanen tebligat koşullarının da sağlanmamış olduğu anlaşıldığından usule uygun şekilde şirket nezdinde kesinleştirilmeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının asıl borçlu şirketin ortağı ve temsilcisi olduğu, amme alacaklarının asıl borçlu şirket nezdinde usule uygun olarak kesinleşen vergi borçlarından kaynaklandığı, vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca dava konusu işlemlerin tesis edildiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, amme alacaklarının asıl borçlu şirket nezdinde usule uygun kesinleştirilmediği, tebligatların 213 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/481, K. 2022/5621, 13 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama