KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/4886 E., 2023/98 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2023
- Esas No
- 2019/4886
- Karar No
- 2023/98
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
… VEKİLİ : Av. … 2- … İnşaat Mimar Mühendis Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle 2011/7 ila 12 dönemleri için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya ihtilaflı dönemde fatura düzenleyen Avcılar Vergi Dairesi mükellefi. İnş. Elek. Orman Ür. Tic. Ltd. Şti., Kadıköy Vergi Dairesi mükellefi. Telekomünikasyon İnş. Turizm. San. Tic. Ltd. Şti., İlyasbey Vergi Dairesi mükellefi. Hırdavat Kereste Boya San. Tic. Ltd.
Şti., Beykoz Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının incelenmesinden, söz konusu mükelleflerin düzenledikleri faturaların sahte olduğu ve gerçek ticari faaliyetlerinin bulunmadığının açık ve somut olarak ortaya konulduğu anlaşıldığından, bu mükelleflerden alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık, cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin cezalandırılamayacağı yolundaki genel ceza hukuku ilkesi uyarınca davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, faturasını kullanmış olduğu alt firmalar hakkında karşıt incelemelerde bulunulmadığı, ödemelerinin resmi olarak banka aracılığıyla yapıldığı, vergi inceleme raporlarının eksik incelemeye dayandığı, 2011 yılında alt firmalardan. İnş.
Şti. hakkında düzenlenen rapora göre olumsuz tespitler bulunmadığı, adresinde açık mal ve emtiası bulunur bir şekilde olduğu, alt firmalar hakkında düzenlenen raporlarının tümünün olaydan 3 veya 4 yıl sonra düzenlendiği, alım satım yapılan firmalarla ilgili karşıt tespitler yapılmadığı, ticari faaliyet yapılan hiçbir firmanın tutanak veya bilgi aşamasında davet edilmeyerek konu hakkında ellerindeki bilgi veya belgelere başvurulmadığı, faturası kullanılan firmalarla ilgili genellemeler yapılarak ilgili firmalarla ilgili de karşıt incelemeler yapılmadığı, haklarında re'sen takdir sebebi olmadan tarhiyatlar yapıldığı,
eksik incelemeye dayalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığından kararın aleyhe hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idarece kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığından kararın aleyhe hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/4886, K. 2023/98, 11 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama