KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5108 E., 2022/9504 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2022
- Esas No
- 2019/5108
- Karar No
- 2022/9504
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından … tahditli plakalı … model … markalı aracını ve plakasını, söz konusu satışların gerçek bedellerine oranla düşük olarak satıldığının tespiti üzerine sevk edildiği takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 2014/6. dönemine ilişkin olarak adına re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, davacının artık servis işletmeciliği faaliyetinde bulunulamayacağından bahisle işini terk ettiği, bu faaliyetine eşi tarafından devam edilecek olması dolayısıyla işletmesinde kayıtlı bulunan … plakalı aracın … tarih ve … yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile eşi …'e devredildiği,
davacı tarafından gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olması dolayısıyla araç satışına ilişkin fatura düzenleyerek bunu işletme defterine kaydettiği ve ayrıca 12/06/2014 tarihinden sonra eş …'in 09/12/2016 tarihinde kadar servis işletmeciliği faaliyetinde bulunduğu görülmüş olup, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre gelir vergisinde vergiyi doğuran olayın gelir elde edilmesine bağlamış olması, dava dosyasında yer alan Nüfus Kayıt Örneği'nden de görüleceği üzere, araç satışının davacının eşine yapılmış olması, 4721 sayılı Medeni Kanun'da yasal mal rejimi olarak Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi'nin kabul edilmiş olması,
dolayısıyla eşler tarafından aksi kararlaştırılmadığı müddetçe bir eş tarafından edinilen mal üzerinde diğer eşin de yarısı kadar hak sahibi olabilecek olması ve araç ve plaka satışının, davacı tarafından yürütülen servis işletmeciliği faaliyetinin, eşi tarafından yürütülmeye devam edilebilmesi amacıyla yapılmış olması dikkate alındığında,
davacı tarafından eşine gerçekleştirilen devir işlemi nedeniyle afaki tutarda ticari kazanç elde edildiğinden bahsetmek ve eşler arasındaki evlilik bağı düşünüldüğünde bu kadar yüksek tutarlı bir satış işleminin taraflar arasında gerçekleştirilmesi hayatın olağan akışına aykırı olacağından ve dolayısıyla davacının ticari kazanç elde ettiğinden bahsetmek mümkün bulunmadığından, davacı adına re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuken uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından yapılan işe ve işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/5108, K. 2022/9504, 29 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama