KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5280 E., 2022/7226 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2022
- Esas No
- 2019/5280
- Karar No
- 2022/7226
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; yüklendiği ve indirim yolu ile gideremediği 2010/11 dönemine ilişkin 311.294,43 TL katma değer vergisi alacağının iadesi istemi ile yapılan başvurunun reddine ilişkin …tarih ve E…sayılı işlemin iptali ile 311.294,43 TL'nin tecil faiziyle birlikte nakden iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının KDV iadesini talep ettiği dönemin 2010/11 olduğu, davalı idarece iade isteminin reddetme gerekçesini oluşturan 429 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin yürürlüğe girdiği tarihin 10/10/2013'ü takip eden ay başı olduğu, yapılan bu düzenlemenin KDV iadesine konu dönemden sonra yapılan bir düzenleme olduğu dikkate alındığında, davacının KDV iade talebinin reddinde hukuka uygunluk bulunmadığı,
idare tarafından davacının KDV iade alacağının olup olmadığı noktasında işin esasına girilerek ilgili dönem KDV iadesi açısından inceleneceği ve bunun akabinde de davacının KDV iadesi almaya hak kazanıp kazanmadığı noktasında işlem tesis edileceği açık olduğundan davacının bu aşamada tutarın tecil faiziyle iadesi istemi hukuka uygun bulunmamakta olup davacının bu isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince.
2010 takvim yılında gerçekleşen indirimli orana tabi işlemler nedeniyle doğan KDV iadelerinin talep edilebilmesi, indirimli orana tabi işlemlerden dolayı mahsuben iadenin varlığı; iadenin doğduğu tarihten itibaren verilecek KDV beyannamelerinde gösterilmesi, mahsup yoluyla iade edilemediğinden iadesi gereken kısım için de (ihtilaflı yıl için) 2011/Kasım dönemi KDV beyannamesinin verilme süresinin son günü olan 24 Aralık 2011 günü iade talebinde bulunulması gerekirken;
bu tarihe kadar mahsup yoluyla iade talebinde bulunmayan davacı şirketin, 2016 yılında yaptığı iade talebinin kabul edilmemesi yolundaki davalı idare işleminde hukuka aykırılık, davacının tecil faizi istemi, yazılı gerekçeyle reddedilmişse de, iade talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, dolayısıyla, tecil faizi isteminin reddedilmesinde sonuç itibariyle isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davacı taraf istinaf başvurusunun reddine, davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kabule ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı vekili tarafından KDV iadesi başvurusunu zaman aşımı süresi içinde yaptığı, KDV iadelerine yönelik olarak 429 Seri No'lu VUK Genel Tebliği ile getirilen kısıtlamanın verginin yasallığı ilkesine aykırı olduğu bu nedenle Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/5280, K. 2022/7226, 30 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama