KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/5428 E., 2022/7437 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2022
- Esas No
- 2019/5428
- Karar No
- 2022/7437
- Temyiz eden (davacı)
- ... Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yapılan başvurunun reddine dair .... tarih ve E.... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından 2015 hesap yılına ilişkin olarak matrah artırımında bulunarak ilgili yıl matrahı olarak bildirilen tutar üzerinden tahakkuk eden vergiye ilişkin hazırlanan ödeme tablosunun tebellüğünden sonra hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla anılan hesap dönemi için KDV matrahının yeniden belirlendiği, bu nedenle matrah artırımı sonucu tahakkuk ettirilen verginin belirtilen rapora istinaden yeniden hesaplanması talebiyle Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne başvuru yaptığı, başvurunun reddine ilişkin işlemin dava konusu edildiği,
6736 sayılı Yasa ve ilgili tebliğ hükümlerine göre matrah ve vergi artırımlarında, artırıma esas alınacak matrah ve vergi tutarların kişilerce anılan Yasa yürürlüğe girmeden önce verilen beyannamelere veya kesinleşmiş tarhiyatlara göre tespit olunacağının açık olduğu, bu doğrultuda artırıma esas matrahın davacı tarafından 6736 sayılı Yasa yürürlüğe girmeden önce beyan edildiği ve anılan raporun ise söz konusu Yasa yürürlüğe girdikten sonra düzenlendiği,
dava konusu dönemden sonraki döneme devreden KDV tutarının tespiti hakkında olduğu ve tarhiyat önerilmediği hususları göz önünde bulundurulduğunda, bildirilen matrahın değişmesini gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının istinaf isteminin reddine, davalı idarenin lehine sonuçlanan davada, 1.210,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1.090,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf isteminin kabulü ile, kararın; vekalet ücretine ilişkin hükmünün kaldırılmasına, 1.210,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, vergilerinin tespit edilmiş fiili tutarlar üzerinden ödenmesi gerektiği, aksi uygulamanın Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, matrah artırımında kesinleşen tarhiyatların esas alınması gerektiği, Müfettişin inceleme raporunun 6736 sayılı Yasanın yayımı tarihinden sonra düzenlendiği ve bu nedenle hak kaybına uğradığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/5428, K. 2022/7437, 1 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama