KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/659 E., 2022/5017 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2022
- Esas No
- 2019/659
- Karar No
- 2022/5017
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacının banka hesapları, gayrimenkulü ve aracına uygulanan haciz işlemlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava konusu haciz işlemlerinin dayanağı ödeme emirlerinin mahalle muhtarına tebliğ edildiği, ancak 213 sayılı Kanun'un 94. maddesinde tebliğ yapılacak kişilerin sayıldığı ve mahalle muhtarının tebliğ yapılacak kişiler arasında yer almadığı, davalı idarece savunma dilekçesinde davacının tebellüğden imtina ettiği ve bu nedenle tebliğ evrakının davacının önüne bırakılmak suretiyle tebligat yapıldığı iddia edilmiş ise de, davacının tebellüğden imtina ettiğine ilişkin herhangi bir şerhin tebliğ alındısı üzerinde bulunmadığı,
dolayısıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen söz konusu ödeme emirlerine istinaden uygulanan dava konusu haciz işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu haciz işlemlerinin dayanağı ödeme emirlerinin daha önce ihbarnamelerin de bizzat davacının kendisine tebliğ edildiği adreste tebliğe çıkarıldığı, ancak davacının tebellüğden imtina ettiği, tebliğ alındısında posta memuru, mahalle muhtarı, polis memuru ve icra memurunun imzalarına yer verildiği ve aynı tarihli tutanağın tanzim edildiği, tutanakta ödeme emirlerinin numaralarına yer verilerek, davacının adreste oturduğu halde tebligatı almaması nedeniyle evrakın önüne bırakılarak tebliğ edildiğinin kayıt altına alındığı,
anılan tutanağın da posta memuru, mahalle muhtarı, polis memuru ve icra memuru tarafından imzalandığı, bu durumda, söz konusu ödeme emirlerinin davacının bilinen adresinde önüne bırakılmak suretiyle usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafından herhangi bir ödemede bulunulmaması üzerine, kesinleşen amme alacağının davacıdan tahsili amacıyla uygulanan dava konusu haciz işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Daha önceden tarafına gönderilen ve almaktan kaçındığı herhangi bir tebligatın bulunmadığı, tebligatı yapanlarca düzenlenen tutanakta posta memurunun imzasına yer verilmediği, evde olmadığı bir zamanda vergi dairesi memurlarının tebligat için gelerek, evde olduğu ve bilerek tebligatı almadığı iddiasıyla tutanak tuttukları ve suç teşkil eden bir işlem yaptıkları, daha önce ihbarnameleri tebellüğ ettiği adreste ödeme emirlerine ilişkin tebellüğden imtina etmesinin mantık dışı bir olay olduğu, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/659, K. 2022/5017, 21 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama