KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/8326 E., 2022/6300 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2022
- Esas No
- 2019/8326
- Karar No
- 2022/6300
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … Plastik Hammadde Kağıt Ambalaj San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı sıfatıyla adına düzenlenen … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ara karar üzerine ibraz edilen alındılar incelendiğinde, bir kısım tebligatın mükellefin tanınmaması sebebiyle posta memurunun imzasıyla yetinilerek iade edildiği, bir kısmının şirket müdürü …'ın ikametgah adresinde eşi …'a tebliğ edildiği, bir kısmının ise. Park Bina Yönetimine tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin.
Park Bina Yönetimine tebliği bakımından, mevzuatta bina yönetimine tebliğ yapılabileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından usule uygun yapılmış bir tebliğden bahsedilemeyeceği, şirkete ait ödeme emirlerinin şirket müdürü …'ın ikametgah adresinde eşi …'a tebliği bakımından ise, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunun adresinde kanuni temsilcisine, kanuni temsilcinin bulunmaması halinde şirket daimi çalışanına yapılabileceği, şirket adresinde tebliğin yapılamaması halinde kanuni temsilcinin ikametgah adresinde de tebliğ yapılması olanaklı olmakla birlikte,
öncelikle şirketin adresinde tebliğ yapılamadığının 213 sayılı Kanun'un 102. maddesine uygun olarak adreste bulunamama halinin, komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak süretiyle tespiti suretiyle düzenlenmiş bir tebliğ alındısıyla ortaya konulması gerektiği halde, asıl borçlu şirketin adresinde tebliğ yapılamadığı hususu zikredilen şekilde tebliğ alındısıyla ortaya konulmadığından, şirket müdürünün ikametgah adresinde eşine yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı,
dolayısıyla dava konusu ödeme emri içeriği amme borcunun şirket ortağı olan davacıdan tahsili için öncelikle şirketin usulüne uygun bir şekilde takip edilmesi gerektiğinden dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl amme borçlusu şirketten tahsil edilemeyen amme alacalarının ortak sıfatıyla davacıdan tahsili maksadıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/8326, K. 2022/6300, 8 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama