KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/9483 E., 2022/4640 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2022
- Esas No
- 2019/9483
- Karar No
- 2022/4640
- Temyiz eden taraflar
- 1-… Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
2-… VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği alacakların, ….
Vergi Mahkemesinin … gün ve E: …, K:… sayılı, E:…, K:… sayılı, E:…, K:… sayılı kısmen kabul, kısmen ret kararlarına istinaden düzenlenen yargı harçları, vergi ve cezaları içerdiği, mahkeme kararı üzerine tahakkuk eden alacağın tahsili için düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği alacaklara ilişkin …tarih ve … sayılı vergi/ceza ihbarnamelerinin şirket yetkilisi …'ın ikametgah adresinde tebligata çıkarıldığı, ancak ihbarnamelerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na aykırı olarak mahalle muhtarı nezdinde tebliğ edildiği,
19/01/2017 tarihinde ilanen tebliğ edildiği söylenen kısmın ise 31/12/2016 tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığı ve tebliğe ilişkin alındının dosyaya ibraz edilmediği, geçerli bir şekilde tebliğ edilmeyen borçların kesinleşmediği, bu borçların tahsili için tanzim edilen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği borçlara ilişkin ihbarnamelerin şirketin kanuni temsilcisi ...'ın ikametgah adresinde kardeşine tebliğ edildiği,
ancak, tüzelkişiliği ilgilendiren belgelerin kanuni temsilcilerin adresinde bulunanlara tebliğ edilebilmesi için, önce tüzelkişilik adresinde tebliğ yapılamadığının usulünce tespit edilmesinin gerekli olduğu, olayda ise, ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin şirket adresine tebliğe çıkarılmadan doğrudan kanuni temsilcinin adresine tebliğe çıkarılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, borçların kesinleştiğinden ve ödenecek aşamaya geldiğinden söz edilmesine olanak bulunmaması karşısında bu borçların tahsili için tanzim edilen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, …Vergi Mahkemesinin E…. sayılı dosyası üzerinden açılan davada 2010/7 dönemine ilişkin KDV tarhiyatının kaldırılmasına karar verilmesine rağmen bu meblağın ödeme emri içeriğine dahil edildiği, … Vergi Mahkemesinin E…. sayılı dosyası üzerinden açılan davada …dönemine ilişkin KDV tarhiyatının kaldırılmasına karar verilmesine rağmen bu meblağın ödeme emri içeriğine dahil edildiği, ödeme emri alacakların tahsil zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunda karar verilmediği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/9483, K. 2022/4640, 13 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama