KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/9553 E., 2020/3033 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2020
- Esas No
- 2019/9553
- Karar No
- 2020/3033
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2012/5 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 2011/12 döneminden devreden katma değer vergisi dikkate alınmak suretiyle yeniden oluşturulan tablo uyarınca re’sen tarh edilen 2012/1,2 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden mükellefin uyuşmazlık konusu dönemde gerçek bir faaliyetinin bulunmadığı ve davacıya düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir ticari faaliyete dayanmadığı kanaatine varıldığı, katma değer vergisi tutarlarının reddedilerek beyannameleri yeniden düzenlemek suretiyle davacı adına 2012/5 dönemi için re'sen tarh olunan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı,
2011/12 döneminden devreden katma değer vergisi dikkate alınmak suretiyle yeniden oluşturulan tablo uyarınca re’sen tarh edilen 2012/1,2 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine gelince ise davacı adına tarh edilen 2011/2, 3, 6, 8, 9 ve 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının kaldırılmasına karar veren Mahkemelerinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 13/03/2019 tarih, E:2015/3330, K:2019/1898 sayılı kararı ile bozulduğu, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozma kararına uyularak davanın reddine karar verildiği,
dolayısıyla devreden katma değer vergisine bağlı olarak re'sen tarh edilen dava konusu 2012/1,2 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mal aldığı satıcı firma ile hiçbir bağı, hısımlığı, ortaklığı ve menfaati olmadığı, sadece ilgili şahıstan ticari mal aldığı, başkaca bir bağının bulunmadığı, bu nedenle mal satın aldığı firmanın alış veriş yaptığı, mal aldığı firmaların ödemediği, beyan etmediği katma değer vergilerinden sorumlu tutulmasının kanuna aykırı olduğu, yapılan tespitlerin varsayıma ve kanaate dayalı, gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2012/5 dönemine ilişkin olarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden;
Mahkeme kararının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemece bu karara uyulmak suretiyle verildiği ifade edilen kararlara karşı yapılacak temyiz başvurularının bozma esaslarına uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenmesi mümkündür. İncelenen dosya içeriğinden Mahkeme kararının 2012/5 dönemine ait cezalı tarhiyata ilişkin kısmının Danıştay Dördüncü Dairesinin 13/03/2019 tarih ve E:2015/3289, K:2019/1897 sayılı bozma kararında yazılı gerekçelere uygun olduğu görülmektedir.
2012/1,2 dönemlerine ilişkin olarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın 2012/1,2 dönemine ait cezalı tarhiyata ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/9553, K. 2020/3033, 17 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama