KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/9708 E., 2022/540 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2022
- Esas No
- 2019/9708
- Karar No
- 2022/540
- Temyiz eden (davacı)
- … Taşımacılık Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, hava taşımacılığı faaliyetinde bulunması nedeniyle Amerika Birleşik Devletlerinde mukim şirketlerden finansal kiralama yoluyla kiraladığı uçaklarla ilgili olarak ödediği net uçak kira bedelleri üzerinden sorumlu sıfatıyla katma değer vergisi tevkifatı yaptığı halde, net uçak kira bedellerinden yapılması gereken kurum (stopaj) vergisi miktarını katma değer vergisinin matrahına eklememek suretiyle eksik matrah üzerinden hesapladığı, ayrıca kiralanan uçaklar için ödenen bakım rezerv tutarları üzerinden sorumlu sıfatıyla katma değer vergisi tevkifatının yapılmadığının tespiti üzerine hesaplanan matrah farkı üzerinden 2005/1 ila 12 dönemi için tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; bu aşamada uyuşmazlığın, davacı şirketin ihtilaflı dönemde kiraladığı uçaklar için ödediği ek kira bedeli ve bakım rezerv ücretinin net kısmına isabet eden vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin olduğu, davacı şirket tarafından yurt dışından kiralanan uçaklar için yurt dışında mukim dar mükelleften alınan bakım rezerv hizmetinin KDV Kanunu hükümleri uyarınca Türkiye de yararlanılan bir hizmet olduğu,
satın alınan bu hizmetin Türkiye İle Amerika Birleşik Devletleri arasında imzalanan Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması kapsamındaki işlerden olmadığı ve KDV ye tabi olduğu, buna göre davacı şirketin ek kira ve bakım rezerv ücretinin net tutarı üzerinden sorumlu sıfatı ile KDV tevkifatı yapması gerekirken bu yükümlülüğüne uymadığı için yapılan dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğu, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmediği, karar sonrası düzenlenen 2 nolu vergi ceza ihbarnamesinin de hatalı olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 08/05/2018 tarih ve E:2017/315, K:2018/4363 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2019/9708, K. 2022/540, 3 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama