KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/1488 E., 2023/2351 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2023
- Esas No
- 2020/1488
- Karar No
- 2023/2351
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av…
- Karşı taraf (davacı)
- … Lokumculuk Gıda İnşaat Lojistik Sanayi ve
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Dış Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle 2013/1-12 dönemleri için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanunun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... ...
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K… sayılı kararda; şirket adresine çıkarılan defter belge isteme yazısının olmadığı, davacının kanuni temsilcisinin mernis adresine gönderilen defter belge isteme yazısının ise iki defa gidilmesine rağmen tebliğ alacak kimse bulunmadığı gerekçesiyle kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ yapılmaya çalışıldığı, davacının kanuni temsilcisi adına 15/08/2018 tarihinde yapılmaya çalışılan ve davacının adreste bulunmaması nedeniyle 17/08/2018 tarihinde ikinci defa çıkarılan tebligata ilişkin, Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde "münasip bir süre sonra" olarak belirtilen zaman diliminin geçmediği,
tebligatların münasip bir süre geçtikten sonra yapılmış sayılmasının mümkün bulunmadığının kabulü gerektiği, usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen defter belge isteme yazısı neticesinde, defter belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle re'sen tarh sebebi gerçekleştiğinden bahisle davacı adına 2013/1-12 dönemleri için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının sahte fatura kullandığına ilişkin tespitlerde bulunulduğu, defter ve belgelerini ibraz etmemesi üzerine usulüne uygun şekilde cezalı tarhiyatların yapıldığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08/02/2019 tarih ve E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararıyla; davacılar tarafından, mücbir sebep ol...ızın inceleme elemanına ibraz edilmeyen yasal defterler ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğinin ileri sürülmesi halinde, bu defter ve belgeler davacıdan istenilip, defterlerdeki kayıtlar incelenip, bu kayıt ve belgeler hakkında davanın diğer tarafı olan vergi dairesinin görüşü ve saptamaları da esas alınarak yapılacak hukuki değerlendirmeye göre karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, oluşan içtihat aykırılığının bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir.
Temyize konu karar ile davacıya defter ve belge isteme yazısının usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle davanın kabulüne dair Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de, yukarıda açıklanan içtihadı birleştirme kararı uyarınca davacının mahkemeye defter ve belgeleri ibraz etme imkanı bulunduğundan, davacının ilk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında ibraz edebileceğini belirttiği defter ve belgeler istenilmek suretiyle, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun anılan kararında belirtilen inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan verilecek kararda 213 sayılı Kanunun mükerrer 355. maddesi uyarınca değerlendirme yapılacağı tabiidir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/1488, K. 2023/2351, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama