KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/1612 E., 2023/2198 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2023
- Esas No
- 2020/1612
- Karar No
- 2023/2198
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Yapı İnşaat Tekstil Mobilya Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
647 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle re'sen tarh edilen 2016/3 dönemi katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:. K:… sayılı kararda; davacının ilgili dönemde fatura aldığı ...
Vergi Dairesi mükellefi … hakkındaki tespitler incelendiğinde, özellikle defter ve belgelerin ibraz edilmediği, geçici vergi beyannamesinin boş olarak verildiği, mükellefin mal alış ve satışlarına ilişkin Ba-Bs bilgi formlarını vermediği, diğer firmaların Ba-Bs formlarının incelenmesinden mükellefe mal satan herhangi bir firmanın bulunmadığı, 09/10/2015 tarihinde yapılan yoklamada iş yerinde emtia ve çalışanı bulunmadığının tespit edildiği, 03/08/2016 tarihinde yapılan yoklamada gayri faal olduğunun tespit edildiği, mükellefin hiç işçi çalıştırmadığını beyan ettiği, vergi borçlarına ilişkin olarak hiç ödeme yapmadığı,
2016 yılı KDV beyannamesine göre satışları toplamının KDV hariç 10.165.000,00 TL olduğu, mükelleften mal satın alan firmaların ise Ba formları ile 7.141.195,00 TL bildirimde bulundukları, bunun 4.082.997,00 TL'lik kısmının da sahte belgeli alışlar olduğunun vergi tekniği raporu ile tespit edildiği, 2016 yılında mal sattığı mükelleflerin banka hesaplarına gönderdikleri havale ve EFT işlemlerinin bulunmadığı,
mükellefin mal alımı olmaksızın ve hiç işçi çalıştırmaksızın 7 ay içerisinde 10.165.000,00 TL ciro yapmasının ticari ve teknik icaplara uygun olmadığı dikkate alındığında, düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı anlaşıldığından üç kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık, 2016 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası esas alınarak tekerrür hükümleri uygulanması yerinde olmadığından vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, defter isteme yazısı ile cezalı tarhiyata ilişkin ihbarnamenin yanlış kişiye tebliğ edildiği ve tebligatın usulsüz olduğu, incelemenin iş yerinde yapılmadığı ve bu durumun usule aykırı olduğu, fatura alınan mükellef hakkındaki tespitlerin de yetersiz olduğu ve ispat külfeti üzerine düşen davalı tarafından faturaların sahte olduğunun somut olarak ortaya konulamadığı belirtilerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, tekerrür hükümleri uygulanmasının yerinde olduğu ve kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/1612, K. 2023/2198, 13 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama