KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2108 E., 2023/1199 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Mart 2023
- Esas No
- 2020/2108
- Karar No
- 2023/1199
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
765 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
2- … VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Davacının 2016 ve 2017 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi tekniği raporu ile sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinin tespit edilmesi üzerine hakkında verilen takdir komisyonu kararlarına istinaden adına 2016/1-3, 4-6, 7-9, 9-12 dönemlerine ilişkin olarak resen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından, adına resen tarh edilen 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin vergi ziyaı cezalı gelir vergilerinin kaldırılması istemiyle Mahkemelerinde açılan davada cezalı vergilerin kaldırılmasına karar verildiğinden, aynı olay nedeniyle 2016 yılı gelir vergisine bağlı olarak re'sen tarh edilen dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergilerde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davaya konu 2016 yılının tüm dönemleri için tarh edilen geçici vergilerin dayanağı 2016 yılına ilişkin gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davanın kabulü yolunda verilen karara yapılan istinaf başvurusunu kabul eden Dairelerinin … tarih ve E:….
K:… sayılı kararında resen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık görülmeyerek davanın reddine karar verildiğinden, dava konusu 2016 yılının tüm geçici vergi dönemleri için kesilen ve verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı,
davaya konu geçici vergiler ve vergilerin bir katını aşan vergi ziyaı cezaları bakımından ise, mahsup süresi geçen ve mahsup imkanı ortadan kalkan dava konusu geçici vergi asıllarında ve geçici verginin peşin alınan bir vergi olması nedeniyle bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği yönündeki Danıştay'ın yerleşik içtihadı gereği, vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, ilgili yıllarda yapılan satışların gerçek olduğu, işçi ve emtiasının bulunduğu, yapılan yoklamalarda yerinde olduğu, karşıt incelemelerde satışların gerçek olduğunun alıcılar tarafından beyan edildiği belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu tarhiyatların usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120/4. maddesinde; yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş döneme ait geçici verginin %10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici verginin tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamede geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezasının tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamede geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici verginin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının da hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, karara katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/2108, K. 2023/1199, 6 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama