İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2020/2187 K.2023/1132

Dava konusu istem: Davacı şirket adına, haksız KDV iadesi aldığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2015/7,12 dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı…

Esas2020/2187Karar2023/1132Tarih2 Mart 2023Okuma8 dk · 1.503 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2187 E., 2023/1132 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
2 Mart 2023
Esas No
2020/2187
Karar No
2023/1132
Temyiz eden (davacı)
… Sanayi Ticaret Limited Şirketi
Karşı taraf (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.503 kelime·8 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirket adına, haksız KDV iadesi aldığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2015/7,12 dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının ilgili dönemlerde fatura aldığı mükellef hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin, düzenlenen faturaların sahte olduğunu ortaya koymada yeterli olmadığı anlaşıldığından, dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; ilgili dönemde davacının fatura aldığı. Vergi Dairesi mükellefi. Mak. ve Teks. Aks. San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere göre düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezalarına uygulanan tekerrüre gelince;

tekerrüre esas alınan 2014/6 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezasının 05/09/2014 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve söz konusu cezanın dava konusu edilmeyerek kesinleştiği, bu haliyle 2014 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının dava konusu 2015/7, 12 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezası bakımından tekerrüre esas alınabileceği anlaşıldığından vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, firmanın ürettiği mamullerin tamamının ihracat olmakla beraber tekstil piyasasındaki rekabet göz önüne alınarak müşterilere uygun ucuz fiyat verebilmek amacıyla maliyetlerin de düşürülmesi için uygun ucuz alış ve fason işleri yapıldığı, vergi inceleme tutanağının 14. maddesindeki sahte belge olarak tanımlanan 10 adet firmadan yapılan alışların gerçek olduğu,

KDV İadesi aşamasında İnternet Vergi Dairesi sistemlerinden alınan Kontrol Raporları dökümünde ve YMM kontrolleri sırasında iade açısından sıkıntılı olan firmaların KDV açısından tenzil işlemi uygulanarak KDV beyanları, indirilecek KDV listeleri ve yüklenen KDV listeleri yönünden düzeltme beyannamesi verildiği, firmanın haksız bir kazanç veya çıkar göz etmeden zamanında gerekli düzeltmeleri bizzat yaptığı, firmanın bilerek sahte belge kullanmasının söz konusu olmadığı, alışların gerçek olduğu ve bu alışların imalatlarda kullanılarak ihracatlarının da yapıldığı, raporda belirtilen hususların gerçeklikle bağdaşmadığı,

somut tespitlere raporda yer verilmediği, güncel listelerde fasonların yapıldığına dair kayıtların yok sayıldığı, üretilen ürünlerin mevzuata uygun olarak ihraç kayıtlı satışlar yapıldıktan sonra kanuni süresi içerisinde ihracatçı firmalar tarafından ihracatının eksiksiz olarak yapıldığı, bununla alakalı ihracatçı firmalardan ihracat faturaları ve gümrük çıkış beyannamelerinin alınıp bağlı bulunulan vergi dairelerine dilekçe ekinde teslim edildiği, vergi dairelerinin teslim edilen ihracat beyanlarını Gümrük sisteminden sorgulayarak ihraç kayıtlı satış listeleriyle olan uyumluluğunu onayladığı,

inceleme elemanının bu sorunsuz giden aşamaların teyidini aldığı hâlde görmezlikten gelerek ihraç kayıtlı satışların mümkün olmadığını belirtmesinin çelişki olduğu, incelemenin eksik ve yetersiz olduğu, kendi içinde çelişkiler barındırdığı, şirketin defter ve belgelerinin incelemeye elverişli ve düzgün olduğu, şayet ihticaca salih bulunmasaydı inceleme elemanının rapordaki tespitleri yapmasının mümkün bulunmadığı, re'sen vergi tarhında keyfiliğin söz konusu olamayacağı, hizmet ifasına yönelik bir araştırma yapılmadığı,

dava konusu dönemler için neye dayanılarak cezalı matrah takdir edildiği ve takdir edilen matrah tutarının hangi somut donelere dayanılarak tespit edildiğinin inceleme raporunda açık ve net olarak belirtilmediği, ödemelerin büyük çoğunluğunun banka kanalıyla gerçekleştirildiği, inceleme ve araştırmaya dayanmayan genel ifadelerle yapılan matrah takdirinin 213 sayılı Kanun'un 31. maddesine aykırı olduğu, eleştiri konusu yapılan belgelerin muhteviyatının faaliyet konusuyla uyumlu olduğu,

Danıştay kararlarında tersine bir belirleme yapılmadıkça, kast veya ihmal ortaya konulmadıkça, bağlantı kurulmadıkça sahte fatura düzenlemiş kişilerden mal ve hizmet alan mükellefilerin sorumluluğundan söz edilemeyeceğinin vurgulandığı, tarafına tebliğ edilmeyen, ancak vergi inceleme raporuna dayanak olarak gösterilen vergi tekniği raporlarında, mal temin edilen bir alt firmanın düzenlediği faturaların gerçek bir ticari faaliyet sonucunda düzenlenmediği iddia edilerek bu belgeleri kullanan firmaların vergi kanunları açısından incelenmesinin önerildiğinin anlaşıldığı,

bu nedenle düzenlenen vergi inceleme raporunda eleştirilen tek hususun, bu firmalardan mal alışlarına ait faturalardaki katma değer vergilerinin haksız yere indirim konusu yapıldığına ilişkin olduğu, inceleme elemanının bu kanıya vergi incelemesi yapmadan sadece yukarıda sözü edilen vergi tekniği raporlarındaki görüş ve önerilere göre ulaştığı, bir önerinin vergi inceleme elemanı tarafından karine olarak kullanılmasının mümkün olmadığı, bunun sadece ispatlanamamış bir iddia olarak değerlendirilmesi gerektiği, şirket olarak Hazine'nin zarara uğratılmadığı, sahte olduğu kabul edilen faturaların şekli olarak usule uygun olduğu,

satın alınan mallar için sevk irsaliyelerinin düzenlendiği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrası yönünden; 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle değişen hâlinin, düzenlemenin önceki hâline göre davacının lehine olduğu anlaşılmış olup, davacı lehine ortaya çıkan bu yeni hukuki durum karşısında; bir ceza kanunu müessesesi olan lehe olan kanun hükmünün uygulanması ilkesinin vergi hukukunun niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanabileceği hususu göz önüne alındığında, oluşan yeni hukuki durum uyarınca yapılacak bir değerlendirme ile yeniden bir karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen kısmının bozulması, diğer kısımlar yönünden ise Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri yönünden davanın reddine dair kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.

Dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına yönelik davacının temyiz istemine gelince;

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ''Vergi Ödevi'' başlıklı 73. maddesinde; ''Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Yine 141. maddesinin 4. fıkrasında, ''Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir'' düzenlemesine yer verilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7338 sayılı Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe giren 38. maddesiyle değişen 339. maddesinde.

“Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır.

Şu kadar ki, artırım tutarı kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamaz. Birinci fıkrada yer alan beş ve iki yıllık sürelerin hesabında, artırıma esas alınan cezaların kesinleşme tarihi dikkate alınır.” hükmü yer almaktadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde ise, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay'ın kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden. 2015 yılına ilişkin uyuşmazlıkta, davacı adına, 2014/6 dönemine ait 05/09/2014 tarihinde kesinleşen 19,62 TL tutarındaki vergi ziyaı cezası esas alınarak, dava konusu vergi asıllarının üç katı tutarındaki vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak %50 oranında artırıldığı anlaşılmaktadır.

Söz konusu olayda vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümleri uygulanması yerinde olmakla birlikte, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle değişen hâlinin, düzenlemenin önceki hâline göre davacının lehine olduğu ve davacı lehine ortaya çıkan bu yeni hukuki durum karşısında, bir ceza kanunu müessesesi olan "lehe olan kanun hükmünün uygulanması" ilkesinin vergi hukukunun niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanabileceği hususu göz önüne alındığında,

uyuşmazlıkta vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümleri uygulanması nedeniyle artırılan kısımların tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezası tutarını her bir dönem için (19,62 TL) aşmaması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu husus yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik kapsamında görüldüğünden, Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezalarının tekerrür uygulanarak artırılmasına ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanunun 49/1-(b) maddesi uyarınca düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin kısmının ONANMASINA, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ise 2577 sayılı Kanun'un 49/1-(b) maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,

4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 4. Daire, E. 2020/2187, K. 2023/1132, 2 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2020/2187
Karar No
2023/1132
Tarih
2 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2020/2188 K.2023/1131
  • Danıştay 5. Daire E.2020/2205 K.2023/991
  • Danıştay 3. Daire E.2020/2212 K.2023/557
  • Danıştay 12. Daire E.2020/2213 K.2023/786
  • Danıştay 8. Daire E.2020/2216 K.2023/793
  • Danıştay 5. Daire E.2020/2217 K.2023/1880

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.