KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2338 E., 2020/2671 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2020
- Esas No
- 2020/2338
- Karar No
- 2020/2671
- Temyiz eden (davacı)
- … Mevduatı Sigorta Fonu
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacının mevduat hesaplarına tahakkuk ettirilen faiz geliri üzerinden yapılan toplam 2.712.720,99 TL tutarındaki menkul sermaye iradı gelir (stopaj) vergisi kesintisinin iptali ve tahakkuk tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararda;. A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından, davacının depo hesabında muhafaza edilen Devlet İç Borçlanma Senetlerine tahakkuk ettirilen faiz geliri ile. A.Ş.
İstanbul Kurumsal Şubesi tarafından davacının TL ve USD cinsi mevduat hesaplarına tahakkuk ettirilen faiz geliri üzerinden 2018/Aralık ayının muhtelif tarihlerinde (03/12/2018 - 07/12/2018 - 12/12/2018 - 18/12/2018 - 19/12/2018 - 20/12/2018 - 31/12/2018) toplam 2.712.720,99 TL menkul sermaye iradı gelir (stopaj) vergisi kesintisi yapılarak, kalan kısmın davacıya ödendiği,
davacı tarafından söz konusu vergi kesintisi işlemlerine karşı, her bir stopaj kesintisi açısından vergi tevkifatının yapılarak kendisine ödeme yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde, en son yapılan tevkifat yönünden en geç 30/01/2019 tarihinde dava açılması gerekirken, dava açma süreleri geçirilerek 08/02/2019 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı, dolayısıyla davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Söz konusu kesintinin bankanın kesinti kalemleri arasında sayıldığı ve 26/01/2019 tarihine kadar bankanın uhdesinde olduğu, 26/01/2019 tarihinde vergi dairesine ödenerek çıkış yaptığı, bu tarihin dava açma süresinin başlangıcı olması sebebiyle davada süre aşımı bulunmadığı, esastan inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/2338, K. 2020/2671, 9 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama