KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2537 E., 2022/7879 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2022
- Esas No
- 2020/2537
- Karar No
- 2022/7879
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarihli ve …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … sayılı ödeme emirleri ile … tarihli ve …, …, …, …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; söz konusu amme alacağının takip ve tahsili hususunda yetkili vergi dairesinin, asıl borçlu 'nun mükellefi olduğu Başkent Vergi Dairesi iken davacının bağlı bulunduğu Mithatpaşa Vergi Dairesi tarafından düzenlenen ödeme emirlerinde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca mükerrer olan … tarihli ve …, …, … sayılı ödeme emirleri ile … tarihli ve … sayılı ödeme emrinin iptal edildiği idarece bildirildiğinden bu ödeme emirleri yönünden de karar verilmesine gerek olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı İdare tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde, Maliye Bakanlığının vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanun'a göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu,
bu hükme göre beyannameyi imzalayan meslek mensuplarının imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı öngörülmüştür.
Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında 4 Sıra No.lu Genel Tebliğinde; sorumluluğu tespit edilen meslek mensupları ile ilgili takibatın bu meslek mensuplarının bağlı bulunduğu vergi dairelerince yerine getirileceği düzenlemesine yer verilmiştir. İncelenen dosyada, dava konusu ödeme emrinin, davacının bağlı bulunduğu Mithatpaşa Vergi Dairesi tarafından düzenlenmesinin usule ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davanın esası hakkında incelenerek karar verilmesi gerekirken, belirtilen gerekçe ile verilen Vergi Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Müteselsil sorumlu sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin davacının veya mükelleflerin bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenmesinin, esasa müessir bir hata olmadığı, işin esası incelenerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/2537, K. 2022/7879, 16 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama