KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2602 E., 2021/5404 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2021
- Esas No
- 2020/2602
- Karar No
- 2021/5404
- Temyiz eden taraflar
- 1- ...
Karar Metni
901 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
2- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına takdir komisyonu kararına istinaden üç kat vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilen 2010 yılı gelir vergisi ile 2009/7-9,10-12 ve 2010/1-3, 4-6 dönemleri geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla.
İkitelli Vergi Dairesi mükellefi ... hakkında düzenlenen ... tarih ... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile Halkalı Vergi Dairesi mükellefi ... hakkında düzenlenen ... tarih ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nun değerlendirilmesinden; adı geçen mükelleflerin ticari faaliyette bulunduğuna ilişkin açılış yoklamasından başka bir verinin olmadığı, vergisel ödevlerini yerine getirmedikleri, mal aldığı ve sattığı firmaların büyük kısmı hakkında olumsuz tespitlerin bulunduğu, aynı adreste aynı zamanlarda başka firmaların da faaliyette bulunduğunun tespit edildiği,
tüm bu hususlar birarada değerlendirildiğinde adı geçen mükelleflerin sahte fatura düzenlediği sonucuna ulaşıldığı, diğer taraftan söz konusu firmalara ait fatura, kaşe ve tahsilat makbuzlarının davacıyla ilgili adreslerde ele geçirilmesi, firmaya ait işyerinin davacı tarafından kiralandığı, kontratın davacı tarafından imzalandığı, davacının başka firmalar nedeniyle tesis edilen mükellefiyetler için de sık sık bu adreste sorulduğu göz önüne alındığında sahte fatura düzenlenme ve komisyon geliri elde edilmesinin davacı tarafından gerçekleştirildiği sonucuna varıldığı,
davacının düzenlediği sahte faturaların %2'si üzerinden belirlenen matrah esas alınarak davacı adına tarh edilen 2010 yılına ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergileri ile 2010/1-3, 4-6 dönemleri tek kat gelir geçici vergilerine ilişkin hesaplanan vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık, geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tek katı aşan bölümünde ise geçici verginin yıllık gelir vergisine mahsuben alınan bir vergi olması ve bu nedenle söz konusu vergiler için tek kat ceza kesilmesinin hakkaniyete uygun olması nedeniyle hukuka uyarlılık görülmediği,
geçici verginin mahsup dönemi geçtiğinden, 193 sayılı Kanunun mükerrer 120. maddesi uyarınca yasal olarak istenmesi mümkün olmayan gelir geçici vergisi asıllarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu 2009/7-9, 10-12 dönemleri üç kat vergi ziyaı cezalı gelir geçici vergileri yönünden ise; söz konusu dönemlere ilişkin gelir geçici vergilerinin bağlı olduğu 2009 yılı gelir vergisi ve söz konusu 2009/7-9, 10-12 dönemleri vergi ziyaı cezalı gelir geçici vergilerine karşı ...
Vergi Mahkemesinin E:... sayılı dosyada dava açıldığı, anılan Mahkemece ... tarih ve K:... sayılı kararla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, bahse konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 17/06/2019 tarih ve E:2015/7918, K:2019/4558 sayılı kararıyla kısmen onandığı, kısmen bozulduğu, dosyanın halen karar düzeltme aşamasında olduğu görüldüğünden aynı vergi ve cezalara ilişkin olarak derdestlik halinin varlığı nedeniyle mükerrer açılan davanın esasının incelenmesi mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
1990 yılında iflas nedeniyle mükellefiyetinin kapatıldığı, geçimini sağlamak için bahse konu şahıs ve şirketlerde danışmanlık hizmeti verdiği, birçok şirkette adi ortak gösterilmek suretiyle tarhiyatların yapıldığı, kanunlara aykırı olan işlemin geriye dönük mükellefiyet hakkında uygulanamayacağı, vergi ceza ihbarnamalerinin vergi tekniği raporu ve takdir komisyonu ile beraber tebliğ edilmemesi nedeniyle neyle suçlanıldığının öğrenilemediği belirtilerek, kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, aksi yönde verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici vergi aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezasının tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamelerde geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergilerin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi asıllarına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki Mahkeme kararının geçici vergi asıllarının kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/2602, K. 2021/5404, 21 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama