KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/4308 E., 2021/4230 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2021
- Esas No
- 2020/4308
- Karar No
- 2021/4230
- Temyiz eden (davacı)
- Tasfiye Halinde … Kırtasiye Kağıt Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, defter ve belge ibraz etmediğinden bahisle vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2007/4,5,7 dönemleri 3 kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; bozma kararına hasren dosyanın incelenmesinden, 2007 takvim yılına ait defter ve belgelerin davacı şirketten istenmesine dair yazının 20/10/2011 tarihinde şirket tasfiye memuru …'a ikametgah adresinde tebliğ edilmesine rağmen söz konusu defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği dolayısıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344/2. maddesine göre vergi ziyaı cezasının üç kat olarak uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, defteri kebir ve yevmiye defterlerinin 30/08/2013 tarihinde mahkemeye sunulduğu halde mahkemece herhangi bir inceleme yapılmadığı, Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 08/02/2019 tarih, Esas No:2013/3 ve Karar No: 2019/1 sayılı kararı ile "davacılarca ihtilaf konusu döneme ilişkin defter ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğinin ileri sürülmesi durumunda bu defter ve belgelerin ilgiliden istenerek defterlerin incelenmesinden sonra İdarenin görüşü ve saptamaları da alınarak hukuki değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varıldığı ve içtihat ayrılığının giderildiği belirtilerek redde ilişkin kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 27/11/2018 tarih ve E:2016/3230, K:2018/12104 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/4308, K. 2021/4230, 20 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama