KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/4310 E., 2021/5466 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2021
- Esas No
- 2020/4310
- Karar No
- 2021/5466
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, defterlerinde kayıtlı indirilecek KDV ile beyan edilen indirilecek KDV tutarının farklı olması nedeniyle 2008/1 ila 10 dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının 5811 sayılı Kanun kapsamında 432.605,00 TL yurt içi varlık beyanında bulunduğu ve bu beyandan dolayı hesaplanan, 21.630,25 TL tutarındaki vergiyi 01/02/2010 tarihinde ödediği iddiası üzerine Mahkemece verilen ara karar ile davalı idareden, davacının 5811 sayılı Kanun kapsamında yaptığı bir ödeme olup olmadığı ve davacı hakkında tarhiyat yapılırken mahsup işlemi yapılıp yapılmadığının sorulduğu ve başvurusuna ilişkin bilgi ve belgelerin istendiği,
davalı idare tarafından verilen cevap dilekçesindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden.
5811 sayılı Kanundan faydalanmak için gerekli şartları taşıyan davacının süresi içerisinde anılan yasadan faydalanmak için başvurduğu ve yine süresi içerisinde 21.630,25 TL tutarındaki vergiyi ödediği, davacı hakkında tarhiyat yapılırken 5811 sayılı Kanun kapsamında bir mahsup yapılmadığı görülmekte olup, davacı hakkında yapılan vergi incelemesi sonucu katma değer vergisi yönünden tespit edilen toplam matrah farkının 17.376,40 TL, 5811 Kanun kapsamında beyan edilen tutarın ise 432.605,00 TL olduğu göz önüne alındığında, yukarıda yer verilen yasa hükmü gereği davacının beyan ettiği tutardan,
davacı hakkında tespit edilen matrah farkı mahsup edildiğinde davacı adına tarh edilebilecek bir vergi ortaya çıkmayacağından, davalı idarece bu durum dikkate alınmadan yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/4310, K. 2021/5466, 25 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama