KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/4710 E., 2021/3327 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2021
- Esas No
- 2020/4710
- Karar No
- 2021/3327
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2009/1,2,3,4,5,6 dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının ve 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine, Vergi Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın, 2009 yılı yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyen davacının ihtilaflı dönemde yasal kayıtlarına intikal ettirdiği ve indirim konusu yaptığı ...'ten alınan faturaların sahte olup olmadığı, defter ve belgesini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle davacı adına tekerrür hükümleri uygulanarak üç kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Kanun'un 353/1.maddesi uyarınca davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasına münhasır hâle geldiği,
adı geçen mükellef hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere göre düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından cezalı tarhiyatların belirtilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacının 2009 yılına ait defter ve belgelerini mücbir sebep olmaksızın incelemeye ibraz etmediği sabit olduğundan, 213 sayılı Kanun'un 359. maddesi ile 341. maddesinin 2. fıkrasına göre davacı adına tarh edilen vergilere bağlı olarak üç kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarında da hukuka aykırılık bulunmadığı,
kesilen vergi ziyaı cezalarına uygulanan tekerrür hükmüne gelince, 02/05/2010 tarihinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının ancak bu tarihi takip eden yıl başından itibaren 01/01/2011 tarihinden sonraki dönemler için kesilecek vergi ziyaı cezaları için tekerrüre esas alınabileceği, bu haliyle dava konusu 2009 yılı için vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan somut tespit yapılmadan kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/4710, K. 2021/3327, 17 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama