KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/4886 E., 2020/6471 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2020
- Esas No
- 2020/4886
- Karar No
- 2020/6471
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle devreden katma değer vergisi de dikkate alınarak tarh edilen 2013/9,10,11; 2014/1,4,10; 2016/1,2,4,9 ve 2017/3 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 2013 ve 2016 yılları için 213 sayılı Kanun'un 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.
2013/9, 10, 11 ve 2014/1, 4, 10 dönemleri için yapılan cezalı tarhiyatlar ile 2013 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin ihbarnamelerin davacıya elektronik ortamda 17/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış olup, 30 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra 03/10/2018 tarihinde Mahkeme kaydına giren dilekçe ile açılan davanın bu kısım yönünden süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı;
davacının fatura aldığı Sultanbeyli Vergi Dairesi mükellefli ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden adı geçen mükelleflerin düzenlediği belgelerin gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte belgeler olduğu sonucuna varıldığından, davacı adına 2016/1, 2, 4, 9 dönemleri için yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık görülmediği.
2016/12 döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisi nedeniyle 2017/3 dönemi için yapılan cezalı tarhiyatta, 2016 yılı için yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık görülmediğinden yasal isabetsizlik olmadığı.
2016 yılı için 213 sayılı Kanun'un 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında ise, yasa maddesinde belirtilen unsurların bir arada gerçekleşmediği anlaşıldığından hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen süre aşımı yönünden reddine, kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davacı ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/4886, K. 2020/6471, 28 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama