KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/5083 E., 2021/3945 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2021
- Esas No
- 2020/5083
- Karar No
- 2021/3945
- Temyiz eden (davacı)
- Tasfiye Halinde … Oto ve Yedek Parça
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, 2010 ila 2013 yıllarına ilişkin hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi tekniği raporunu dayanak alan takdir komisyonu kararına istinaden sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle 2011 yılı için re'sen tarh edilen kurumlar vergisi ve üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunun tetkikinden, yüksek miktarda cirolar yapan davacının işyeri kapasitesinin belirtilen iş hacmini gerçekleştirebilecek büyüklükte olmaması, kuruluşundan itibaren kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen çok büyük cirolar beyan etmesi, ticari bir organizasyon belirtisi olabilecek emtia mevcudunun bulunmaması ve çalışan işçisinin olmaması karşısında, gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve düzenlediği faturaların sahte olduğu anlaşıldığından,
davacı adına, düzenlediği sahte fatura tutarlarına Danıştay içtihatlarıyla kabul gören %2 oranı uygulanmak suretiyle bulunan komisyon geliri üzerinden re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Şirket yetkililerinin …'yı aldatarak tasfiye memuru olarak atadıkları, 2011 yılında hiçbir ticari faaliyet göstermeyen şirket hakkında idarece re'sen terkin işleminin yapılması gerektiği, …'nın hukuken tasfiye memuru olarak görünse de fiilen bu görevi hiçbir zaman ifa etmediğinden ileride sorumlu olunmaması için dava açılmak zorunda kalındığı, idarece gerçek durum araştırılmadan işlem tesis edildiği, adli yargıdaki ceza davasında henüz karar verilmediği, ilk derece mahkemesince verilen önceki kararın hukuka uygun olduğu, eksik incelemeye dayalı olarak re'sen tarh edilen vergi ve kesilen cezalarda hukuka uyarlık bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/5083, K. 2021/3945, 13 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama