KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/5646 E., 2023/1504 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Mart 2023
- Esas No
- 2020/5646
- Karar No
- 2023/1504
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- .. Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu uyarınca 2014 yılında sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiği ve bazı mükelleflerden yapılan alışlarına konu emtiaları belgesiz satmak suretiyle kayıt dışı hasılat elde ettiğinden bahisle re'sen tarh edilen 2014/2 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının 2013 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2013/12 dönemi üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada "davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine" kararı verildiği,
dava konusu cezalı tarhiyatın da dayanağı olan vergi inceleme raporuna istinaden davacı adına re'sen tarh edilen 2014/1 dönemi üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada verilen "davanın reddine" kararının da temyiz aşamasının devam etmesi nedeniyle 2013/12 ve 2014/1 dönemleri cezalı tarhiyatların ve dolayısıyla devreden katma değer vergisi tutarının yargısal anlamda kesinleşmemiş olması nedeniyle,
davacı adına 2014/2 dönemine ilişkin tarhiyat hesaplanırken 2013/12 dönemine ilişkin düzenlenen vergi inceleme raporunda sonraki döneme devreden katma değer vergisi tutarına dair hesaplamalar da dikkate alınmak suretiyle 2014 yılının ilgili dönemlerine ait katma değer vergilerinin hesaplanması gerekirken bu hususlara dikkat edilmeden davacı adına tesis edilen dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın
kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı, davacı tarafından haksız alınan katma değer vergisi iadelerinden kaynaklandığından, uyuşmazlığın çözümünün davacının faaliyeti ile ilgili tespitleri içeren dava konusu dönem için düzenlenmiş raporların incelenmesine bağlı olduğu,
düzenlenen vergi inceleme raporu ve vergi tekniği raporlarıyla, davacı tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen ihracat işlemlerinin gerçeği yansıtmadığı ve yüklenilen ancak indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergilerinin de gerçeği yansıtmadığı açıkça ortaya konulduğundan, davacıya anılan ihraçlar kapsamında haksız ve yersiz olarak yapılmış iadelerin geri alınması için yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davalı istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı vekili tarafından, davacı şirket hakkında yapılan incelemenin eksik olduğu, somut tespitler içermediği, Vergi Dava Dairesi kararının hukuka uygun olmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/5646, K. 2023/1504, 16 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama