KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/5684 E., 2023/3339 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2023
- Esas No
- 2020/5684
- Karar No
- 2023/3339
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, hakkında yapılan vergi incelemesine istinaden sahte fatura kullanıldığından bahisle 2016/11 ile 12. dönemlere ilişkin olarak resen yapılan ve tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dava konusu 3 kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları yönünden; davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunun dayanağı olan, 19 sayılı rapora istinaden 2014 takvim yılına ilişkin olarak yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarına karşı açılan dava neticesinde, Mahkemelerinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile davanın, davacının üç firmadan alığı faturalara tekabül eden kısım yönünden davanın kabulü ile vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının iptaline,
yine davacının altı firmadan aldığı faturalara tekabül eden kısmı yönünden ise davanın reddine karar verildiğinden, 2015/Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisi tutarının "7.286,66" TL olarak dikkate alınıp, müteakip dönem beyan tablosunun yeniden düzenlenmesinden kaynaklanan dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarından, davacının üç firmadan aldığı faturalara tekabül eden kısmı nedeniyle yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları yönünden hukuka uyarlık,
yine davacının altı firmadan aldığı faturalara tekabül eden kısmı yönünden yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları yönünden ise hukuka aykırılık bulunmadığı; tekerrür uygulamasının dayanağının, 2015/Ocak dönemine ait gelir(stopaj) vergisine ait muhtasar beyannamenin süresinden sonra 12/04/2016 tarihinde verilmesi neticesinde 2016 yılında kesilen vergi ziyaı cezası olduğu, dava konusu vergi ziyaı cezalarının da 2016 yılına ilişkin olduğu bu bağlamda tekerrür hükümlerinin uygulanması için yasal şartlar gerçekleşmediğinden; tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; mahkemenin düzenledikleri faturaların sahte olmadığı yönünde karar verdiği üç firmadan alınan faturalardan kaynaklanan kısmı bakımından söz konusu mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının incelenmesinden, davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığı dolayısıyla indirimden reddi suretiyle oluşturulan beyan tablosuna istinaden salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacı istinaf başvurusunun reddine, davalı idare başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddine, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, kesilen vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/5684, K. 2023/3339, 6 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama