KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/591 E., 2023/1804 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 30 Mart 2023
- Esas No
- 2020/591
- Karar No
- 2023/1804
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
2- …
İSTEMİN KONUSU
…Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, Tasfiye Halinde …Alçı Dek. İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla 2. sorumlular mirasçısı sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …,…,…,…,…sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava konusu … sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2013 yılı kurumlar vergisi ve damga vergisine ilişkin vergi borçları, murisin hisselerini devrettiği 23/09/2013 tarihinden sonraki dönemlerde doğan ve ödenmesi gereken vergi borçları olduğundan, sorumlu olunmayan bu dönemlere ilişkin vergi borçlarının mirasçı sıfatıyla davacıdan talep edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, …,…,…,…sayılı ödeme emirleri içeriğinde yer alan vergi ziyaı cezaları yönünden;
ölüm halinde vergi cezasının düşeceğine ilişkin hüküm gereğince, ödeme emirlerinin vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu …sayılı ödeme emri içeriği vergi borçları hariç olmak üzere, dava konusu diğer vergi borçlarının 6552 ve 6736 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırıldığı, dolayısıyla bu vergi borçlarının nitelik değiştirerek, asıl borçlu şirketin yapılandırma sonucu taksitlendirilip ödenmeyen borca dönüştüğü anlaşıldığından,
şirket adına tekrar ödeme emri tanzim ve tebliği sonrasında tahsil olanaksızlığının ortaya konulması şartıyla yapılandırma tarihindeki temsilci adına takibe geçilmesi gerekirken, bu vergi borçlarının mirasçı sıfatıyla davacıdan talep edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu 5 sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan vergi ziyaı cezaları dışında kalan kısmı yönünden ise; şirket adına düzenlenen ödeme emrinin elektronik ortamda tebliğ edildiği,
yapılan malvarlığı araştırması neticesi şirketin vergi borçlarını karşılayacak malvarlığı bulunmadığı anlaşıldığından davacı adına mirasçı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, terekenin borca batık olduğunun tespiti ve mirasın hükmen reddi için dava açıldığı, bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiği, kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, mükellefin ortağı olduğu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı ödeme emri düzenlendiği yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/591, K. 2023/1804, 30 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama