KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/5960 E., 2023/846 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2023
- Esas No
- 2020/5960
- Karar No
- 2023/846
- Temyiz eden taraflar
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, organizasyon dahilinde komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle adi ortaklık hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak, takdir komisyonu kararlarına istinaden re'sen tarh edilen ... ve ... yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergileri ile ... dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu cezalı tarhiyatların dayanağı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, davacı ile birlikte hareket eden ...'den mal veya hizmet alımında bulunan mükelleflerin ifadeleri, yapılan karşıt incelemelerde firmaların esas itibari ile yetkili olarak davacıyı bilmeleri ve ödemelerin davacının banka hesaplarına yapılması,
...'ye yapılan satışlarla ilgili çok düşük tutarlarda ödeme yapıldığı ya da herhangi bir ödeme yapılmadığının tespit edilmesi ile raporda yer alan sair hususlar birlikte dikkate alındığında, söz konusu tespitlerin davacının komisyon geliri elde ettiğinin kabulü için yeterli olduğu sonucuna varıldığından, vergi tekniği raporundaki veriler esas alınarak adi ortaklık tesis edilmesi üzerine ortaklardan biri olan davacı hakkında yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatlarında ve geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı,
geçici vergi asıllarının aranmayacağının kanunda düzenlenmiş olduğu ve geçici vergiler üzerinden tek kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği gerekçesiyle geçici vergi asılları ile tek katı aşan vergi ziyaı cezalarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, söz konusu fiilleri işlemediği, kendisinin bir çalışan olduğu ve iddia edilen fiillerin bu vasıfla yapıldığı, bankacılık işlemleri konusunda ise vekaletname ile işlem yaptığı, haksız ve hukuka aykırı Mahkeme kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamelerde geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergilerin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi asıllarına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, temyiz isteminin kısmen kabulü ile aksi yöndeki Bölge İdare Mahkemesi kararının geçici vergi asıllarının kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/5960, K. 2023/846, 20 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama