KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/6215 E., 2021/362 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2021
- Esas No
- 2020/6215
- Karar No
- 2021/362
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Enerji İletişim İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ödenmeyen 2010 yılı kurumlar vergisi, damga vergileri ve 2010/1-3 dönemi gecikme zammından oluşan vergi borçlarının şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. ve 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 27/03/2014 tarihli ve 2014/9 sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; davaya konu ödeme emri içeriği borçlara ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen 2011/95 sayılı ödeme emrinin …'in ikametgah adresinde söz konusu adreste birlikte sakin Sevda Sevinçer imzasına 19/11/2013 tarihinde tebliğ edildiği, fakat 03/11/2010 tarih ve 7682 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ne bakıldığında söz konusu şahsın 30/09/2010 tarihli ortaklar kurulu kararı ile 01/09/2010 tarihi itibariyle şirket müdürlüğü görevinin sona erdirildiği görüldüğü,
bu durumda, dava konusu ödeme emrine konu kamu alacaklarının kesinleştirilmesine ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri, usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden, asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir takip bulunmadığı ve dolayısıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
... Vergi Mahkemesince verilen karar ile bu kararın gerekçesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği, bu hususun temyiz aşamasında tekrar değerlendirilmesi ve mahkemenin verdiği hukuka aykırı kararın kaldırılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar Danıştay bozma kararı esas alınarak verilen mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 22/05/2019 tarih ve E:2015/6789 K:2019/3887 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/6215, K. 2021/362, 20 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama