KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/6356 E., 2021/5391 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2021
- Esas No
- 2020/6356
- Karar No
- 2021/5391
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte belge düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle 2008 yılına ilişkin olarak re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile 2008/10-12 dönemi geçici verginin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine, Vergi Mahkemesince verilen kararda; dava konusu tarhiyatların dayanağı vergi tekniği raporu ile beyan edilen ciroyu yapabilecek ekip ve organizasyona sahip olmadığı, beyan edilen Ba/Bs bildirimlerindeki tutarsızlıklar bulunduğu,
yoklamalarda mükellefe ulaşılamadığı,mükellef kurumun yüksek tutarda mal/hizmet alıp/sattığını bildirdiği mükellefler hakkında sahte fatura düzenlemekten vergi tekniği raporu düzenlendiği hususlarının tespit edilmesi üzerine mükellefin 28/02/2008 tarihinden itibaren düzenlediği tüm faturaların gerçek anlamda mal ve hizmet teslimine dayanmayan ve komisyon karşılığında düzenlenen sahte faturalar olarak kabul edilmesi gerektiği tespit ve değerlendirilmelerine yer verildiğinden düzenlediği sahte belgeler nedeniyle elde edilen komisyon gelirinden dolayı yapılan vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı,
geçici vergi aslı için ise mahsup süresi geçtiğinden aslının kaldırılmasının hukuka uygun olacağı, geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek kabule ilişkin karar kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120/4. maddesinde; yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş döneme ait geçici verginin %10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici verginin tarh edileceği, ancak gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilerek vergi ziyaı cezasının tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamede geçici verginin aslının aranmayacağının açıkca belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici verginin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının da hukuki sonuç doğarmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi asıllarına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararının buna ilişkin kısmına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/6356, K. 2021/5391, 21 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama