KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/6476 E., 2021/7734 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2021
- Esas No
- 2020/6476
- Karar No
- 2021/7734
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Tekstil İşletmeleri
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … 2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2012/4 dönemi için verilen muhtasar beyannamede gelir (stopaj) vergisi matrahının yanlış hesaplandığından bahisle 213 sayılı Kanun'un 371. maddesi hükümlerinden yararlanılarak 04/06/2012 tarihinde verilen düzeltme beyannamesine istinaden hesaplanan pişmanlık zammının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; gecikme zammı ve dolayısıyla pişmanlık zammının hesaplanması bağlamında tahsilatın nakden veya mahsuben yapılmasının bir öneminin bulunmadığı,
buna göre uyuşmazlık konusu pişmanlık zammının mahsup yoluyla tahsil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, söz konusu pişmanlık zammının beyanname üzerinden hesaplanan vergi ile birlikte iadesi gereken vergiye mahsuben ödenmesi nedeniyle, bu tutarın beyannamenin verildiği tarih olan 04/06/2012 tarihine kadar hesaplanması gerektiğinden, dava konusu pişmanlık zammının bu tarihe kadar hesaplanan kısmında hukuka aykırılık, bu tarihten sonra hesaplanan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Bozma kararı öncesinde verilen ilk kararda da belirtildiği üzere, mahsuben iade alacağının varlığı nedeniyle ödenmesi gereken gelir (stopaj) vergisi doğmadığından ödemenin geciktiğinden bahisle hesaplanan pişmanlık zammının hukuka aykırı olduğu,
52 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ve İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığınca verilen dosyada mevcut görüş yazısına göre, fiilen ödenmiş ve mahsup talebinde bulunulmuş vergiler için pişmanlık zammı hesaplanmasının hakkaniyetle bağdaşmayacağı, 252 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca 2012 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin ilgili satırına iadesi gereken vergilerin yazılması suretiyle nakden ve mahsuben iade talebinin yapılmış olunacağı, dolayısıyla normal vade tarihi itibarıyla mahsuba hak kazanılmış olunması nedeniyle ödemesi geciktirilmiş bir vergiden de bahsedilemeyeceği,
mahsup talebinin 04/06/2012 tarihli düzeltme beyannamesi ile değil, bundan önce 2012 yılına ilişkin olarak verilen kurumlar vergisi beyannamesi ile yapıldığı, ancak bu husus dikkate alınmadan karar verildiği, bozmaya uyma kararına göre pişmanlık zammının günlük olarak hesaplanmasının gerekeceği, ancak yasal mevzuatta pişmanlık zammının günlük olarak hesaplanabileceğine ilişkin bir hükmün bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
213 sayılı Kanun'un 371. maddesi ve 169 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hükümleri uyarınca dava konusu pişmanlık zammının yasal ve yerinde olduğu, pişmanlık zammının günlük olarak hesaplanması mümkün olmadığından düzeltme beyannamesine istinaden tahakkuk ettirilen vergi için 1 aylık pişmanlık zammı hesaplanarak tahsil edilmesi gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/6476, K. 2021/7734, 1 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama