KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/941 E., 2022/5921 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/941
- Karar No
- 2022/5921
- Temyiz eden (davacı)
- … Servis ve Dağıtım Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Bakanlığı
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
… Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2010 yılında gerçekleştirilen indirimli oranda katma değer vergisine tabi teslimlere ilişkin olarak ciro priminden kaynaklanan 749.090,10 TL’nin iadesi talebiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine yapılan şikayet başvurusunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile söz konusu tutarın iade edilmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; düzeltme zamanaşımı süresinin tarhiyat zamanaşımına yapılan atıfla, vergi alacağının doğduğu tarihten itibaren 5 (beş) yıl olduğu, 2017 yılı içerisinde yapılan başvuru tarihinden geriye dönük 5 yıllık vergiler yönünden düzelme şikayet yoluyla talepte bulunulabilmesi karşısında, 2010 yılına ilişkin indirim yoluyla giderilemeyip yüklenilen ve iadeye konu edilen ciro priminden kaynaklanan katma değer vergisinin nakden iadesine yönelik beş yıllık tarh zamanaşımı süresinden sonra 2017 yılında yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı vekili tarafından, dava konusu olayda hatadan bahsedilemeyeceği, dolayısıyla 213 sayılı Kanun kapsamında yer verilen hata ve zamanaşımı hükümlerinin uygulanamayacağı, tarh ve tahsil zamanaşımı hükümlerinin sadece idareyi bağlayacağı, alacağın Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, 2010 yılına ilişkin yazılan diğer yazı ve aynı konuya dair devam eden yargı sürecinin olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/941, K. 2022/5921, 25 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama