KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/2765 E., 2022/375 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2022
- Esas No
- 2021/2765
- Karar No
- 2022/375
- Temyiz eden taraflar
- 1- ...Kuyumculuk Turizm Otomotiv Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
Karar Metni
1.212 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
2- ...Vergi Dairesi Başkanlığı (...Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
.... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Davacı adına, vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2012/1 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi, 2012/1-3, 4-6, 7-9, 10-12 dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; mahsup süresi geçen geçici vergi asıllarında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden; vergi ziyaı cezalarının dayanağı olan 2012 yılı cezalı kurumlar vergisine karşı açılan davada, ....
Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği anlaşıldığından geçici vergiler üzerinden kesilen bir buçuk kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık, bir buçuk katı aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu katma değer vergisi tarhiyatları yönünden; dava konusu tarhiyatların dayanağı olan 2012 yılı özel tüketim vergisi tarhiyatlarına karşı açılan davada, ....
Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği anlaşıldığından dava konusu cezalı tarhiyatlarda ve vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, yapılan cezalı tarhiyatların hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabulü ve kararın aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ve kararın aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar ile davacının temyiz dilekçesinde, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları ile geçici vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarına ilişkin ileri sürdüğü iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bu kısımlarının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır. Davacının, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısımlarına ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin birinci fıkrasının 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle değişik halinde, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda,
vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Buna göre, "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki ceza hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen (tekerrüre esas alınan) cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenleme göz önünde bulundurulduğunda, kararın vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının tekerrüre esas alınan tutar olan 396,41 TL'ye isabet eden kısmının düzeltilerek onanması, bu tutarı aşan kısmın ise bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamelerde geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergilerin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi asıllarına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile aksi yöndeki Mahkeme kararının geçici vergi asıllarının kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY
Davacı adına, vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2012/1 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi, 2012/1-3, 4-6, 7-9, 10-12 dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemiyle açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar ile davacının temyiz dilekçesinde, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi vergisi tarhiyatları ile geçici vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarına ilişkin ileri sürdüğü iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bu kısımlarının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısımları yönünden ise;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin birinci fıkrasının 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle değişik halinde, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda,
vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu nedenle, kararın vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki ceza hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen (tekerrüre esas alınan) cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenlemenin göz önünde bulundurulmak suretiyle yeniden karar verilmek üzere bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2021/2765, K. 2022/375, 31 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama