İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2021/3153 K.2021/4879

Dava konusu istem: Davacı adına, şirket kanuni temsilcisi sıfatı ile tanzim ve tebliğ edilen … tarih … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.

Esas2021/3153Karar2021/4879Tarih6 Ekim 2021Okuma5 dk · 965 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/3153 E., 2021/4879 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
6 Ekim 2021
Esas No
2021/3153
Karar No
2021/4879
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
İstemin konusu
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

965 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı adına, şirket kanuni temsilcisi sıfatı ile tanzim ve tebliğ edilen … tarih … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının asıl borçlu şirketin 17/10/2007 ila 15/05/2008 tarihleri arasında şirket ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirket kanuni temsilcisine 12/10/2013 ve 07/09/2013 tarihinde tebliğ edildiği, akabinde davacının kanuni temsilci olduğu dönemlere ilişkin olduğu anlaşılan amme alacaklarının davacıdan tahsili için 30/10/2013 tarihinde dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek tebliğ edildiği,

şirket malvarlığı üzerine 10/09/2014 tarihinde haciz işlemlerine başlandığı ancak malvarlığının bulunamadığı, davalı idare tarafından kanuni temsilciye ödeme emri düzenlenebilmesi için ödeme emrinin düzenlendiği tarihten önce şirket malvarlığının araştırılarak amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin ortaya koyulması gerekirken şirkete yapılan ödeme emrinin tebliğinden kısa bir süre sonra davacı adına ödeme emri düzenlendiği, bu süre içerisinde malvarlığı araştırmasının yapılmadığı, malvarlığı araştırmasının davacıya dava konusu ödeme emri düzenlendikten sonra 10/09/2014 tarihinde yapıldığı,

araştırmanın da trafikte kayıtlı araç, deniz taşıtları ve taşınmazla sınırlı kaldığı, bankalar nezdinde vs. başkaca bir araştırmanın yapılmadığı görülüğünden yasal olarak dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği tarih itibariyle asıl borçlu şirketten amme alacağının tahsil edilemeyeceğinin somut olarak ortaya konulamadığı, amme alacağının şirketin malvarlığından tahsil edilemeyeceği kesinlik kazanmadan kanuni temsilci davacı adına ödeme emri düzenlendiği anlaşıldığından dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, 6183 sayılı Kanun uyarınca kanuni temsilcilerin, tüzel kişilerin ödenmeyen vergi borçlarından sorumlu olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde, bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı bildirilmiştir.

Yukarıda anılan yasal düzenlemelere göre, ödeme emri içeriği vergi/ceza borcunun öncelikle şirket tüzel kişiliğinden tahsilinin kısmen veya tamamen imkansız hale gelmesi, ancak bundan sonra kanuni temsilci adına ödeme emri ve haciz işlemleri tesis edilerek amme alacağının tahsili yoluna gidilmesi gerekmektedir.

30/10/2013 tarihinde dava konusu emrinin düzenlenerek tebliğ edildiği, şirket malvarlığı üzerindeki araştırmanın ise 10/09/2014 tarihinde yapıldığı hususunun davalı idarenin ara karar cevabı ile kabul edildiği, kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlenmeden önce amme alacağının şirketten tahsilinin imkansız hale geldiğini gösterir malvarlığı araştırması yapılmadığından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde, bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı bildirilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, davacının asıl borçlu şirketin 17/10/2007 ila 15/05/2008 tarihleri arasında şirket ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, asıl borçlu şirkete ait amme alacakları için şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirket kanuni temsilcisine 12/10/2013 ve 07/09/2013 tarihinde tebliğ edildiği, akabinde davacının kanuni temsilci olduğu dönemlere ilişkin olduğu anlaşılan amme alacaklarının davacıdan tahsili için 30/10/2013 tarihinde dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek tebliğ edildiği, şirket malvarlığı araştırmasının 10/09/2014 tarihinde yapıldığı,

asıl borçlu şirket adına kayıtlı araç, gayrimenkul, deniz taşıtı, iş makinesi, sivil hava aracı olmadığının tespit edildiği ayrıca şirketin banka hesaplarına muhtelif dönemlerde e-haciz tatbik edildiği ve amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsiline imkan olmadığının ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.

Ödeme emri içeriği vergi/ceza borcunun öncelikle şirket tüzel kişiliğinden tahsilinin kısmen veya tamamen imkansız hale gelmesi, bundan sonra kanuni temsilci adına ödeme emri ve haciz işlemleri tesis edilerek amme alacağının tahsili yoluna gidilmesi gerekmekle beraber, davalı idarece davacı adına ödeme emri düzenlendikten sonra gerekli araştırma yapılarak, asıl borçlu şirket adına kayıtlı mal olmadığı ortaya koyulmuştur.

Kaldı ki, davacı kanuni temsilcinin de sorumluluktan kurtulmak için; vergi borçlusunun malı olduğu, malları üzerindeki haciz ve malların paraya çevrilmesi işleminin henüz tamamlanmadığı, asıl borçlunun hacze konu başka mal, hak ve alacakları bulunduğu, vergi borcunun ödenmesi amacıyla asıl borçlu ile vergi dairesinin anlaşarak ödeme planı yaptıkları, asıl borçlunun teminat gösterdiği, kendisinin sorumluluğuna başvurulmasından önce, (varsa) müteselsil borçlu veya kefile başvurulması gerektiği, vergi borcunun, ait olduğu dönemde ödenmiş olduğu vb. herhangi bir iddiası olmadığı gibi, daha sonra davalı idare tarafından yapılan araştırmada da asıl borçlu şirketin, borcu karşılayacak mal varlığı olmadığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar, bozulması istenen kararda bankalar nezdinde araştırma yapılmadığı belirtilmekte ise de; davalı idarenin … tarih ve … sayılı ara karar cevabından, ve yazı eklerinden ilgili şirketin banka hesaplarına muhtelif dönemlerde haciz bildirileri gönderildiği, dolayısıyla bankalar nezdinde de malvarlığı araştırması yapıldığı, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının …'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 3. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/10/2021 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2021/3153, K. 2021/4879, 6 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. (X) Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2021/3153
Karar No
2021/4879
Tarih
6 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2021/3157 K.2021/4795
  • Danıştay 4. Daire E.2021/3158 K.2021/5458
  • Danıştay 4. Daire E.2021/3160 K.2021/5181
  • Danıştay 13. Daire E.2021/3165 K.2021/3197
  • Danıştay 7. Daire E.2021/3168 K.2021/3678
  • Danıştay 5. Daire E.2021/3169 K.2021/2960

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.