KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/5012 E., 2022/4306 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2022
- Esas No
- 2021/5012
- Karar No
- 2022/4306
- Temyiz eden (davacı)
- … Anonim Türk Sigorta Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, çalışanları adına … Anonim Türk Sigorta Şirketi Mensupları ... Vakfına yapılan katılım payı ödemeleri üzerinden kesilip 2020/4 dönemine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen beyannameye istinaden bağlı bulunduğu vergi dairesine yatırılan gelir (stopaj) vergisi ile damga vergisi tahakkukunun iptali ile ödenen 229.813,35-TL tutarındaki verginin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından çalışanları adına. Anonim Türk Sigorta Şirketi Mensupları.
Vakfı'na, vakıf senedi uyarınca ödenen işveren katılım payı, şirket çalışanlarına hizmet karşılığı sağlanan bir menfaat olması nedeniyle, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesi kapsamında ücret niteliği taşıdığından vergi tevkifatına tabi tutulması gerektiği, Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, 2013 yılı sonrasına isabet eden uyuşmazlık konusu 2020/4 dönemi vergilendirme işlemi için hukuki öngörülebilirliğin mevcut olduğunun açık olması karşısında;
davacı şirket adına 2020/4 dönemi için ihtirazi kayıtla verdiği beyannameye istinaden tahakkuk ettirilen gelir (stopaj) vergisi ve damga vergisinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2021/5012, K. 2022/4306, 21 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama