KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/5080 E., 2021/6263 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2021
- Esas No
- 2021/5080
- Karar No
- 2021/6263
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Madeni Yağ İmalatı Toptan Ve Perakende Satış İnşaat Turizm Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
2- …Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, 2010/3. dönemi için re'sen tarh olunan katma değer vergisinin ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle %50 oranında artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporu ile 2010 hesap döneminde ithal ettiği baz yağın tamamını sahte belge düzenlemek suretiyle doğrudan veya basit bir karışımla elden çıkardığı ve söz konusu satışlara ilişkin olarak düzenlediği faturalarda özel tüketim vergisi hesaplamadığı dolayısıyla sözü edilen hesap dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamelerinin eksik ve yanlış olduğundan bahisle davacı adına re'sen 2010/3. dönemine ilişkin katma değer vergisinin tarh edildiği ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle %50
oranında artırılarak üç kat vergi ziyaı cezası kesildiği,. Vergi Mahkemesi tarafından verilen … tarih ve E:…. K:… ve E:….
K:… sayılı kararlar ile 2010/3. dönemine ilişkin olarak tarh eden (I) ve (II) dönem özel tüketim vergileri bakımından davaların reddine karar verildiğinden, matrahı yönünden söz konusu özel tüketim vergilerine bağlı olan işbu dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine karşı açılan davanın da reddine karar verilmesi gerektiği, dava konusu vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümleri uygulanmasının dayanağının, 2010 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası olduğu,
2010 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının ancak anılan yılı takip eden 2011 yılından başlamak üzere kesilecek vergi ziyaı cezalarında tekerrüre esas alınabileceği, bu itibarla dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrürden kaynaklanan bölümünde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, ÖTV'ye ilişkin davalarda yargılama sürecinin devam ettiği dikkate alınarak, anılan davaların işbu davada bekletici mesele yapılması gerektiği, vergi tekniği raporunun, idarece tesis edilen tarh işlemine dayanak alınmasının hukuka aykırı olduğu, baz yağların doğrudan satılmadığı, üretim taahhütlerine uyulduğu, akışkanlık düzenleyici yağ ürettiği hususunun ODTÜ, TÜBİTAK ve Gümrük Laboratuarlarının raporları ile kanıtlandığı, üretimin gerçekleştirilebileceğine dair kapasite raporlarının dosyaya sunulduğu, standartların değişmesi nedeniyle TSE belgelerinin iptal edildiği,
davacının 15/01/2013 tarihinden sonra 3 adet TSE Standartlarına uygunluk belgesi aldığı, üretim için gerekli müstahzar katkının alındığı, bayiler ve alıcılar nezdinde inceleme yapılmaksızın sahte belge düzenlediği sonucuna varılamayacağı, temin ettiği baz yağları basit bir karışımla sattığı yönünde somut hiçbir tespit olmadığı, üretilen ürünün niteliği hakkında gerekli araştırma ve inceleme yapılmadığı ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından tekerrür uygulamasının kanun gereği olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2021/5080, K. 2021/6263, 9 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama