KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/6935 E., 2021/6960 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2021
- Esas No
- 2021/6935
- Karar No
- 2021/6960
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av....
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Petrol Ürünleri Nakliyat Turizm İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin vadesi geldiği halde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanlarına göre davacının 20/09/2005 tarihinde asıl borçlu şirketin ortağı olduğu ve 18/02/2009 tarihinde ortaklıktan ayrıldığı, şirketin kanuni temsilcisi olduğuna ilişkin ortaklar kurulunca bir karar alınmadığı veya bu hususa ilişkin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde herhangi bir ilan yapılmadığı, ayrıca davalı idarece de aksini ispat edecek bilgi ve belge de sunulmadığı görüldüğünden kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının 15/09/2005 - 13/02/2009 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin %50 hissesine sahip ortağı ve aynı zamanda da kanuni temsilcisi olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyiz başvurusunda sunulan belgelerin kendisiyle bir alâkasının bulunmadığı, idarece sunulan belgelerin kendi iç yazışmalarına ait olduğu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yer alan tescil ve ilanlara karşı herhangi bir delil niteliği taşımayacağı, asıl borçlu şirkette kanuni temsilci sıfatını haiz olunmadığı, hisselerini resmi olarak devrettiği, herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, amme alacaklarının şirketten tahsil olanağının kalmadığının ortaya konulmadığı, vergi borçlarının zaman aşımına uğradığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2021/6935, K. 2021/6960, 18 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama