İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2021/857 K.2022/5260

Dava konusu istem: Davacı adına, Tasfiye Halinde …Reklam Ambalaj Basım Yayın ve Gıda İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin kanuni temsilcisi sıfatıyla re'sen tarh edilen vergi ve fer'ilerinin tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin…

Esas2021/857Karar2022/5260Tarih28 Eylül 2022Okuma6 dk · 1.243 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/857 E., 2022/5260 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
28 Eylül 2022
Esas No
2021/857
Karar No
2022/5260
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
İstemin konusu
…Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.243 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı adına, Tasfiye Halinde …Reklam Ambalaj Basım Yayın ve Gıda İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin kanuni temsilcisi sıfatıyla re'sen tarh edilen vergi ve fer'ilerinin tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.

Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin, 26/10/2018 tarihinde kapıya pusula yapıştırılmak suretiyle, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinin 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren haline göre tebliğ edildiği, tebliğ alındısı incelendiğinde muhatabın adresinde bulunamaması üzerine yeniden çıkarılan ikinci tebliğ olduğunun görüldüğü, ilk çıkarılan tebliğin ise 21/11/2017 tarihinde, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinin 01/01/2018 tarihinden önceki haline göre yapıldığı,

bu durumda ilk tebliğin 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinin 01/01/2018 tarihinden önceki haline göre değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu ilk tebliğe ilişkin alındı incelendiğinde, alındı üzerinde imzadan imtina eden en yakın komşusundan sorulduğu ve muhatabın tanınmadığının beyan edildiğine ilişkin notun yer aldığı, bu nedenle evrakların çıkış merciine iade edildiği, alındı üzerinde sadece dağıtıcının imzasının yer aldığı,

ancak 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinin 01/01/2018 tarihinden önceki haline göre bu hususun komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuruna imzalatılmak suretiyle tespit edilmesi gerekirken, alındı üzerinde bu kişilerden herhangi birine ait imzanın bulunmadığı, bu durumda ilk tebliğ işleminin gerekli şekil şartlarını taşımadığı, ayrıca kapıya yapıştırılan pusulanın dava dosyasına eklenmediği, dolayısıyla davacıya kapıya yapıştırılmak suretiyle yapılan tebligatın hukuka aykırı olduğu,

bu durumda, söz konusu ödeme emri içeriği 2013 yılına ait borçların, 213 sayılı Kanun'un 114. maddesinde öngörülen 5 yıllık tarh zamanaşımı süresi içinde usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ edilmiş olduğu hususu, davalı idarece ortaya konulamadığından, tarh zamanaşımına uğrayan vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle davacı adına re'sen tarh edilen vergi ve kesilen cezalara ilişkin ihbarnamelerin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesini müteakip dava açılmaması ve ödeme de yapılmaması üzerine düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değiştirilen ve 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren) "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinde; "Tebliğ olunacak evrakı içeren zarf posta idaresince muhatabına verilir ve bu durum muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunur.

Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya herhangi bir sebeple imza edemeyecek durumda bulunursa sol elinin başparmağı bastırılmak suretiyle tebliğ edilir.

Muhatap tebellüğden imtina ederse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Posta memuru, durumu tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza ederek, tebliğ olunacak evrakı tebliği yaptıran idareye teslim eder. Bu durumda tebliğ, pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılır.

Bu Kanunun 101'inci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan iş yeri adreslerine tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bu durumda bu Kanunun 101 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre işlem yapılır.

Bu Kanunun 101'inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır.

İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir.

Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır. Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Maddenin son fıkrasına göre; tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunun, gerek ilk defa gerek ikinci defa tebliğe çıkarılan evrakın tebliği sırasında tek başına posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek tespit edilmesi yeterli olmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin tebliği amacıyla davacının adres kayıt sistemindeki adresine ilk defa 21/11/2017 tarihinde gidildiği, ancak adresin kapalı olması ve en yakın komşunun muhatabı tanımadığını beyan ederek isim ve imzadan imtina etmesi üzerine, durumun posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek evrakın çıkış merciine iade edildiği, daha sonra, 26/10/2018 tarihinde aynı adrese ikinci defa gidildiği, yine adresin kapalı olması nedeniyle 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik ve çıkış merciinin talimatı üzerine,

tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren pusulanın adresin kapısına yapıştırıldığı ve söz konusu tebligatın daha önce aynı adrese gidildiği de gözetilmek suretiyle adres kayıt sistemindeki adrese gönderilen ikinci tebligat olduğu hususları da belirtilerek, durumun posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek evrakın çıkış merciine gönderildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta; her ne kadar, yukarıda yer verilen 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 01/01/2018 tarihinden sonra davacının adres kayıt sistemindeki adresine bir kez gidilmişse de, 21/11/2017 tarihinde yapılmaya çalışılan tebligatın anılan maddenin mevcut halinde belirtilen usule uygun olduğu, dolayısıyla, 01/01/2018 tarihinden sonra da tekrar adrese gidilerek aynı hususun tespit edilmesine gerek bulunmadığı,

öncesinde 21/11/2017 tarihinde adreste bulunamama hususunun posta memurunun şerh ve imzası ile bir kez tespit edilmesinden sonra 26/10/2018 tarihinde adrese ikinci kez gidilerek aynı nedenlerle tebliğ yapılamaması nedeniyle ilgili pusulanın adresin kapısına yapıştırılması ve durumun posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilmesi suretiyle 10/11/2018 tarihinde yapılmış sayılan tebligatın usule uygun olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu durumda; 2013 yılı için zamanaşımının dolduğu 31/12/2018 tarihinden önce usulüne uygun şekilde tebliğ edilen ihbarnamelere karşı dava açılmayarak kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ve usulsüz tebligat nedeniyle amme alacağının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2021/857, K. 2022/5260, 28 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. (X) Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2021/857
Karar No
2022/5260
Tarih
28 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2021/874 K.2022/8290
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2021/878 K.2022/2631
  • Danıştay 4. Daire E.2021/882 K.2022/5155
  • Danıştay 4. Daire E.2021/884 K.2022/5154
  • Danıştay 4. Daire E.2021/885 K.2022/5159
  • Danıştay 9. Daire E.2021/886 K.2022/3977

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.