KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/1283 E., 2022/3509 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2022
- Esas No
- 2022/1283
- Karar No
- 2022/3509
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
2- … VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, ikrazatçılık faaliyetinde bulunarak faiz geliri elde ettiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden tarh edilen 2011 yılı tek kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, 2011/4-6 dönemine ilişkin aslı aranmayan geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Kanun'un 353/1 ve mükerrer 355. maddeleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda.
Mahkemelerinin önceki kararının 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı kesinleştiğinden bu aşamada uyuşmazlığın bozulan kısma münhasır kaldığı; olayda, vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporunda uygulanan matrah takdir yöntemi Mahkemelerince de uygun bulunduğundan, ikrazatçılık faaliyetinden elde ettiği geliri kayıt ve beyan dışı bıraktığı belirlenen davacı adına re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aslı aranmayan geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmediği.
213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, adına yapılan tarhiyatlarda ve kesilen cezalarda hukuka uyarlık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesinde verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi ve alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine maddede belirtilen tutarda özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, davacının 2011 yılında 81.000,00 TL tutarındaki faiz geliri için fatura düzenlenmediği tespitine yer verildiğinden bu tutar dikkate alınarak özel usulsüzlük cezası kesildiği, bu haliyle kayıt dışı faiz gelirinin belgesiz olarak elde edildiğinin somut verilerle tespit edilmesi karşısında, özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektiren fatura düzenlememe fiilinin gerçekleştiği sonucuna varıldığından, dava konusu 213 sayılı Kanun'un 353/1. uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının belirtilen kısmının bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/1283, K. 2022/3509, 1 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama