İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2022/2643 K.2022/5426

Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair … tarih ve E.… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

Esas2022/2643Karar2022/5426Tarih6 Ekim 2022Okuma6 dk · 1.291 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/2643 E., 2022/5426 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
6 Ekim 2022
Esas No
2022/2643
Karar No
2022/5426
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.291 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair … tarih ve E.… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emirinin 1-3, 9-13, 21-32 sayılı kalemlerinin tetkiki neticesinde; dava konusu işlemin dayanağı anılan ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl amme borçlusu.

İnşaat Emlak Yatırım Ticaret AŞ adına düzenlenen ödeme emirlerinin … sayılı ödeme emri olduğu, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen anılan ödeme emirlerinin 25/04/2019 tarihinde şirketin eski kanuni temsilcisi olan … 'nin ikametgah adresinde eşi … 'ye tebliğ edildiği,

şirketin bilinen adresinde tebliğ yapılmaya çalışılmadan, doğrudan şirketin eski kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde kanuni temsilcisinin eşine tebliğ edilmesinin usule uygun olmadığı sonucuna varılmış olup, ödeme emrine konu kamu alacaklarının asıl borçlu şirket adına usulüne uygun bir şekilde ödeme emri tebliğ edilerek öncelikle şirketten tahsili yoluna gidilmediğinden dava konusu işlemin anılan ödeme emri kalemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emirinin 4-8, 14-20 sayılı kalemlerinin tetkiki neticesinde;

dava konusu işlemin dayanağı anılan ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği ihbarnamelerin, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayandığı, anılan ihbarnameler içeriği tarhiyatların davacının kanuni temsilci olduğu döneme ilişkin olduğu,

söz konusu ihbarnamelerin şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği de dikkate alındığında, dava konusu işlemde, şirkete karşı tüm takip yolları tüketilerek şirket açısından kesinleşen ve tahsili için gerekli işlemlere rağmen şirket malvarlığından tahsil edilemeyen ve davacının kanuni temsilci olduğu dönemlere ilişkin yapılan re'sen tarhiyatlara dayanılarak düzenlenen anılan ödeme emri kalemleri yönünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58.maddesi uyarınca 17/06/2020 tarihinde işlemeye başlayan 15 günlük dava açma süresinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11.maddesi uyarınca 11 günlük kısmı geçtikten sonra 12.gün olan 29/06/2020 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin 20/07/2020 tarihli işlemin tebliğ edildiği 28/08/2020 tarihinden itibaren kalan 4 günlük süre içinde en son 01/09/2020 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçtikten sonra 10/09/2020 tarihinde açılan iş bu davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle karşılıklı istinaf başvurularının kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Dava açma süresi dolmadan dava açıldığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren dava açma süresinin başlayacağı, 14. maddesinin 3/e bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden de inceleneceği, 6. bendinde, yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 15. maddesinin 1/b bendinde de, süresinde açılmayan davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (06/01/1982 tarih ve 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 13. maddesine göre Vergi İtiraz Komisyonu deyiminden Vergi Mahkemelerinin anlaşılması gerekir.) nezdinde itirazda bulunabileceği, itirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 06/01/2011 tarih ve E:2008/96, K:2011/03 sayılı kararında da, ödeme emrinin özellik ve niteliği ile diğer idari işlemlerin özellik ve niteliklerindeki farklılıklar ve kamu hizmetlerinin aksatılmadan yürütülebilmesi, kamu alacaklarının sürüncemede bırakılmamasındaki kamu yararı ve yükümlünün ödeme emri tebliğ edilmeden önceki aşamalarda her zaman idari işlemlere karşı dava açma hakkı bulunduğu da dikkate alındığında ödeme emrine karşı açılacak davalarda bu sürenin yedi gün olarak öngörüldüğüne vurgu yapılmıştır.

Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un ''Üst Makamlara Başvurma'' başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, olay tarihinde yürürlükte olan 2. fıkrasında, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, 3. fıkrasında da,

isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı hükme bağlanmış ve maddenin gerekçesinde söz konusu düzenlemenin amacının, bir yönden, hukuka bağlı idare anlayışına uygun davranmak durumunda olan idareye, yapmış olduğu hukuka aykırı idari işlemini, dava yoluna gidilmesine gerek bırakmaksızın, düzeltme olanağı tanımak, diğer yönden de, idare edilenlerin, uzun ve masraflı yargı başvurusu yerine, daha kısa ve masrafsız olan idari başvuru ile hedeflerine ulaşabilmelerini sağlamak olduğu açıklanmıştır.

Yukarıda mezkur Kanun hükümleri ile Anayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinde, kişilerin daha önce haklarında tesis edilmiş bir işleme karşı idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle üst makama, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makama, idari dava açma süresi içinde başvurabileceklerine ilişkin ihtiyari bir yolun düzenlendiği,

oysaki ödeme emrinin, vergi dairelerinin idari işlevleriyle ilgili olarak tesis ettikleri uygulanabilir nitelikte ve yükümlülerin hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerinde yenilik yaratan irade açıklaması suretiyle tesis edilen işlemlerden farklılık arz ettiği, ödeme emirlerine karşı dava açma süresinin, genel dava açma süresinin aksine onbeş gün ile sınırlandırıldığı,

buna göre, belirtilen özelliği gereği ödeme emrine karşı açılacak davalarda, dava açmadan evvel düzeltme talebi ile idareye başvurulmuş olmasının süreyi uzatmayacağı, dolayısıyla, sürenin durması ve kesilmesi gibi durumlar da özel kanunlarda düzenlenmediğinden, bu sürenin hak düşürücü süre olarak kabul edileceği açıktır.

Dosyanın incelenmesinden, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin 17/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, bunun üzerine davacı tarafından 29/06/2020 tarihinde davalı idareden ödeme emrinin iptalinin talep edildiği, başvurunun 20/07/2020 tarih ve E.533729 sayılı işlemle reddedildiği, bu işlemin 28/08/2020 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 10/09/2020 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçeyle ödeme emrinin iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen haller dışında, vergi dairelerince amme alacağının tahsiline yönelik olarak düzenlenen ödeme emrinin tebliği üzerine 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından, 17/06/2020 tarihinde tebliğ edilen dava konusu ödeme emirlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde 02/07/2020 tarihine kadar dava açılması gerekirken, 10/09/2020 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğinden temyize konu Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının aynı gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2022/2643, K. 2022/5426, 6 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. (X) Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2022/2643
Karar No
2022/5426
Tarih
6 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2022/2643 K.2022/4149
  • Danıştay 7. Daire E.2022/2644 K.2022/4150
  • Danıştay 7. Daire E.2022/2645 K.2022/4151
  • Danıştay 7. Daire E.2022/2646 K.2022/4152
  • Danıştay 7. Daire E.2022/2647 K.2022/4153
  • Danıştay 7. Daire E.2022/2648 K.2022/4154

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.